BİR GÜNDE ÜÇ ÜLKE
05.Şubat.2018
  • IG_791x602.jpgİsviçre'den ilhamla "croissant"
Farklı ve güzel yemeklerden ilham almak için İsviçre'ye gittim. daha fazla oku
Farklı ve güzel yemeklerden ilham almak için İsviçre'ye gittim. İstanbul'dan biraz da olsa uzaklaşmak insanın tüm enerjisini ve kimyasını bir anda değiştirebiliyormuş.

İsviçre'nin Basel şehrine indim. Aynı havaalanında pasaport kontrolü sonrasında bir kapı İsviçre'ye bir kapı da Fransa'ya açılıyordu.
Bilin bakalım hangi kapıdan çıktım? Garip bir şekilde kendimi Fransa çıkışında buldum. Neyse ki sonra durumu fark ettim ve İsviçre kapısına gittim. Bir günde üç ülkede bulunmak düşününce kulağa hoş geliyor.
İki ülkenin bu kadar birbiri içinde olması çok harika bence. Basel'de yaşayan arkadaşım ev alışverişi için bazen Fransa'ya bazen de Almanya'ya gittiklerini söylüyor. Düşünsenize en güzel peynirleri Fransa'dan en güzel sosisleri Almanya'dan almak ne büyük şans.
Basel gerçekten çok ufak ve sakin bir şehir. Gastronomi açısından bakıldığında çevresindeki tüm ülkelerden güzel bir şekilde etkilenmiş olduğu fark ediliyor.
"Market Halle" denilen bir konsept var. Bizim ülkemizde de olmasını çok isterdim. Kapalı bir Pazar alanı düşünün. Burada her türlü yiyecek ve içecek bulmak mümkün. Bu konsept hem Colmar'da hem de Basel'de var. Büyük bir alan ve ortada masalar bulunuyor. İstediğiniz ürünü alıp bu masalarda yiyebiliyorsunuz ve hatta eve almak için şarap, peynir, baget ekmeği gibi harika ürünleri yan yana bulabiliyorsunuz.
Colmar'da öğlen yemeği saatini kaçırdığımız için yemek yemek için bir yer bulmakta zorlandık. Harika bir çözüm yoluyla Market Halle'den kendimize kadeh şarap, harika Fransız peynirleri ve bagetten oluşan bir menü hazırladık. Gidip güzel manzaralı bir parkta bunları yedik. Çok güzeldi. Bazen bu tarz yemekler en iyi restoran yemeğinden daha büyük keyif veriyor. Hem de lokal insanların yemek kültürlerini yakından anlamak için bir fırsat.
Ekmek ve pastane alanında ülkenin çok ileride olduğunu gördüm. Her pastane vitrininde "galette" isimli bir tatlı vardı. Üzerinde de kartondan bir kral tacı duruyordu. Meğer buna "Galette du Roi et Reine" (kral veya kraliçenin galeti) deniliyormuş. Tatlının içine saklanan bademi bulan kişi o tacı başına takıp kral yada kraliçe oluyormuş. Çok hoş bir bilgi. Önümüzdeki yıl Sanayi313 büfelerinde bu tatlıyı ve kral tacını görünce şaşırmayın.
Sanırım kısa süren Fransa ve İsviçre seyahatim bana güzel ilhamlar verdi. Yine menü değişti, yenilikler eklendi. Tabi ki biraz Fransa etkilerini görebilirsiniz.

Müge Ergül
SANAYI 313 SUMMER KOLEKSİYONU SURFACE MAGAZINE’DE
22.Ocak.2018
  • IG_791x602.jpg
Surface Magazine’in Solange Knowles’lı ocak ayı kapağına bayıldım. daha fazla oku
Surface Magazine’in Solange Knowles’lı ocak ayı kapağına bayıldım. Derginin içerisinde Sanayi 313 Summer koleksiyonuna yer verilmiş. Serena’nın yeni koleksiyon için, yaz aylarında Türkiye ve Yunanistan kıyıları boyunca yaptığı yelken seyahatlerinden aldığı ilhamdan bahsetmişler. 

“Türk tasarımcı Serena Uziyel yaz aylarını, aile teknesinde Yunan ve kendi ülkesi olan Türk kıyıları arasında deniz yolculuğu yaparak geçiriyor. Dolayısıyla, denizci renkler ve kumaşlar Sanayi 313 ayakkabı ve çanta koleksiyonunu ele geçiriyor. Bu bahar tasarımcı denizle olan bağını daha da derine; denizin en büyüleyici ögelerini ise Sanayi 313’ün bolca talep gören ayakkabılarına taşıyor.”
STOCKHOLM
09.Ocak.2018
  • IG_791x602_library.jpgStockholm Library
  • IG_791x602_centralstation.jpgCentral Station
  • IG_791x602_centralstation01.jpgCentral Station
  • IG_791x602_Arsta.jpgArsta
  • IG_791x602_fabrique.jpgFabrique Bakery
  • IG_791x602_fabrique3.jpgFoot steps @Fabrique Bakery
  • IG_791x602_gamlastan02.jpgGamlastan
  • IG_791x602_university.jpgUniversity Place
Sanayi 313 Architects bünyesinden İç Mimar Ömer Öztop, Stockholm seyahatinin detaylarını paylaştı. daha fazla oku
Sanayi 313 Architects bünyesinden İç Mimar Ömer Öztop, Stockholm seyahatinin detaylarını paylaştı. O şehri geride bırakırken, ben ise yazısını okurken “Passionfruit’u” dinliyordum.  

Mini İsveç tatil kararımın ardından, ailem ve arkadaşlarımın soğuk ve karanlık hava ile ilgili şakaları sonrası, kendimi 7 Aralık günü saat 14:30’da Stockholm sokaklarında buldum. 15:10’da kararan hava ile beraber hafif yağmur ve kulağımda sevdiğim müzik eşliğinde caddelerde turlamaya başladım.
Tasarım mağazaları, geniş ve görkemli caddeleri ve tatlı soğuğuyla İsveç, harika deneyim yaşayacağımın sinyallerini hemen veriyor. İlk gün şehri 25 km boyunca bir yürüme mesafesiyle keşfediyorum. İkinci gün ise metro ile her durağın adeta galeri gibi işlenmiş sanat eserleriyle başka bir masalsı dünyaya geçiyorum. 
Önce Arsta marina etrafındaki yürüyüş yolunda dolaşıyorum. Daha sonra metro duraklarından biri; şehrin harika kafe, tasarım mağaza ve restoranlarıyla dolu “hipster” bölgesi olan Fikabaren Södermalm’da ufak bir mola veriyorum. Harika kahveleri ve kardemummabulla ile kendimden geçiyorum. Akşam yemeği için şehrin en güzel hamburgercisi Flipping Burger’de sırada bekliyorum. Kahvaltımı Fabrique Bakery’de yapıp, şehrin mimari güzelliklerini keşfetmeye Stockholm Kütüphanesinde devam ediyorum. Nordik Klasisizm mimari tarzına sahip olan bina iç mekânı ile kullanıcıyı sahiplenip mekânı deneyimleme adına başka bir boyuta ulaştırıyor. Erken kararan havaya rağmen aynı şehri yazın beyaz gecelerde deneyimlemek adına kulağımda Drake’in “Yaeji-Passionfruit’u” ile bu harika şehre veda ediyorum.
CUMARTESİ BRUNCH'TA
05.Ocak.2018
  • IG_791x602.jpg
DJ Yaman S - Sanayi 313 Brunch'ta daha fazla oku
Bu Cumartesi Sanayi 313 Maslak'ta, brunch sırasında kulaklar DJ Yaman S'de, hareketler de müziğin ritminde olacağa benziyor. Eğlenmeye hazırız.
YENİ YIL TINILARI
29.Aralık.2017
  • No documents available.
Christmas in Bed daha fazla oku
Christmas in Bed
SENENİN O ZAMANI!
29.Aralık.2017
  • IG_791x602_ERH_0940.jpg
  • IG_791x602_ERH_0969.jpg
Her sene bas aşağı asılı görmeye alıştığımız Yılbaşı ağacı, Sanayi313’teki yerini aldı. daha fazla oku
Her sene bas aşağı asılı görmeye alıştığımız Yılbaşı ağacı, Sanayi313’teki yerini aldı.
Birbirinden farklı temalar ile süslediğimiz ağacımız bu sene Sanayi ruhunu, pekiştirerek yansıtıyor. Sebebi ise süslemelerin siyah tercih edilmiş olması. Siyahın hâkim olduğu ağacımızı izlerken herkese rengârenk bir yıl diliyoruz.
NOEL GÖRÜNÜMÜ
18.Aralık.2017
  • IG_791x602.jpg
Öneriler: Parıltılı Noel kıyafetinizi asimetrik tasarımlarla farklı kılın. daha fazla oku
Öneriler: Parıltılı Noel kıyafetinizi asimetrik tasarımlarla farklı kılın. 

Sanayi 313 Stelle Box Çantalar ve Slipperlar:
Sanayi 313 koleksiyonlarında kontrast teması hep var oldu. Parlak, metalik gümüş renkli yıldızlar masmavi kadifenin üzerinde yerlerini alıyorlar. Slipperlardan bahsedecek olursak, her çiftin diğer eşinde asimetrik sayıda yıldızlar parıldıyor. 
NEV-İ ŞAHSINA MÜNHASIR OLMANIN GÜCÜ
01.Aralık.2017
  • IG_791x602.jpg
13-14 Aralık günleri Hilton İstanbul Bomonti’de gerçekleşecek Marka Konferansına bu yıl kreatif direktörümüz Enis Karavil konuşmacı olarak katılıyor. daha fazla oku
13-14 Aralık günleri Hilton İstanbul Bomonti’de gerçekleşecek Marka Konferansına bu yıl kreatif direktörümüz Enis Karavil konuşmacı olarak katılıyor. Vogue China Genel Yayın Yönetmeni Angelica Cheung, London Design Museum direktörü Deyan Sudjic, Soho House’un kurucusu ve yönetici Nick Jones gibi isimlerin de katıldığı konferansta yer alıyor olmak heyecan verici. İstanbul’un endüstriyel bölgelerinden biri Maslak Oto Sanayi’de yaratılan Sanayi 313 nev-i şahsına münhasırlığın bir örneği. Enis şu sıralar, bu noktaya nasıl geldiğimizi anlatmak üzere hazırlıklılar içerisinde… 

Daha fazla bilgi için: http://www.markaconference.com/
RENDES-VOUS VENDREDI
28.Kasım.2017
  • No documents available.
Vendredi - Flavien Berger daha fazla oku
Vendredi - Flavien Berger
ÜÇ MAYMUN
20.Kasım.2017
  • IG_791x602.jpeg
Sanayi 313’ten içeri girdim, bir de ne göreyim. Heykeltıraş Mahmut Aydın’ın deyimiyle “Sistemin dayatmış olduğu ‘Görmedim. Duymadım. Bilmiyorum.’ modelinin” simgelenmiş hali Üç Maymun Heykeli tüm heybetiyle karşımda duruyor. daha fazla oku
Sanayi 313’ten içeri girdim, bir de ne göreyim. Heykeltıraş Mahmut Aydın’ın deyimiyle “Sistemin dayatmış olduğu ‘Görmedim. Duymadım. Bilmiyorum.’ modelinin” simgelenmiş hali Üç Maymun Heykeli tüm heybetiyle karşımda duruyor. Gözleri kapalı bir adam, kulakları duymayan bir kadın ve ağzı kapatılmış bir kadın daha… Sonra aklıma geliyor, Enis dükkânda daha yeni, eski ve minik bir üç maymun objesi getirmişti. Bu bir tesadüf değildi. Son dönemlerde karşıma çıkan tesadüflerin de tesadüf olmadığı gibi. Algım açılmıştı. 
Her gün kendimi dinlemeye zaman ayırıyorum. Gördüklerimi, duyduklarımı, bilinçaltımı sıkı bir şekilde takip ediyorum. Bu da karşıma güzellikler çıkarıyor. 
1989 Diyarbakır doğumlu Mahmut Aydın’ın heykelleri kendimi dinlemenin bana getirdiği pozitif dönüşü fark etmemi sağladı. Sanatçı heykellerinde insanın gelişimi ve iradesi üzerine etki eden çevresel ve toplumsal, doğal ve yapay koşullar ile zaman içerisinde yaşadığı evrimi gösteriyor. Ben de kendi evrimimi fark ettim sayesinde.
BOWIE STİLİ
07.Kasım.2017
  • IG_791x602_2.jpg
  • IG_791x602_1.jpg
Serena’nın, Stelle Glimmer bootielerin ilhamını David Bowie’den aldığını öğrenmem ile işler benim için değişti, heyecanlandım. daha fazla oku
Serena’nın, Stelle Glimmer bootielerin ilhamını David Bowie’den aldığını öğrenmem ile işler benim için değişti, heyecanlandım. David Bowie’nin hayatı, çalıştığım ilk dergi için yazdığım ilk makalelerden biriydi. Sonrasında Bowie’nin hayatı ve karakterine o kadar ilgi duydum ki, şimdi kendisinin siyah & beyaz bir fotoğrafı oturma odamın duvarında asılı duruyor. 
Makaleye Bowie’den bir alıntıyla başladığımı hatırlıyorum:
“Bir ergen olarak, acı verici derecede utangaç ve içime kapanıktım. Şarkılarımı sahnede söylemeye cesaretim yoktu. Ben de başka bir kılığa bürünerek söylemeye karar verdim. Böylelikle sahneye çıkıp küçük düşmek ve kendim olmak zorunda kalmayacaktım. Tamamen kendi kişilikleri ve ortamları olan karakterler yaratmaya devam ettim. Benimle yapılan röportajları bu karakterlere cevaplatıyordum! Ben olmak yerine – herkes için çok sıkıcı olmalı – Ziggy, Aladdin Sane ya da The Thin White Duke’u ortaya koyuyordum. Yaptığım çok garip bir şeydi.”

Müzikten ilhamını sıklıkla alan Serena, Stelle Glimmer bootieleri parıltılı muhteşem bir doku kullanarak tasarladı. Minik yuvarlak bir topukla birleşen avangart çizmeler “David Bowie” stiline bir selam gönderiyor adeta. 
LONDRA’DA RUTİN
30.Ekim.2017
  • IG_791x602_IMG_6113.jpg
  • IG_791x602_IMG_6121.jpgYashin Sushi
  • IG_791x602_IMG_6057.jpgLiberty
  • IG_791x602_IMG_6117.jpgLiberty - Vintage
  • IG_791x602_IMG_6084.jpgPenthaligon's - Erkek Traş Malzemeleri Dükkanı
  • IG_791x602_IMG_6074.jpgIvy Chelsea Garden - Çay saati
  • IG_791x602_IMG_6129.jpgJude Law & Ewan Mc'Gregor - Lorenzo Agius @202
  • IG_791x602_IMG_6132.jpg202 - Brunch time
  • IG_791x602_IMG_6085.jpg
Geçen hafta gittiğim Londra seyahatinde bir şeyin farkında vardım. En az yeni lezzetler, görseller veya dokunsallar keşfetmek kadar, gitmekten zevk aldığım restoran, müze ve dükkanlara tekrar tekrar gitmek de bana mutluluk veriyor. daha fazla oku
Geçen hafta gittiğim Londra seyahatinde bir şeyin farkında vardım. En az yeni lezzetler, görseller veya dokunsallar keşfetmek kadar, gitmekten zevk aldığım restoran, müze ve dükkanlara tekrar tekrar gitmek de bana mutluluk veriyor. 
Londra’da geçirecek üç günüme genelde daha önceden yaptığım aktiviteleri sığdırdım. Notting Hill’in sokaklarında gezdim, favori kitapçım Lutyens & Rubinstein’a uğradım, Assaggi’de öğle yemeği yedim, 202’da brunch yaptım, Yashin Sushi’de şefin sanatsal hareketlerini izleyerek yemek yedim, Liberty’ye uğradım.  
İlk defa deneyimlediğim aktiviteler arasında Affordable Art Fair (Fiyatı uygun sanat fuarı) vardı. “Fiyatların uygun” olma fikri kişiden kişiye değişkenlik gösteriyor tabii. Fuarı gezmek çok keyifliydi. Ivy Chelsea Garden’da öğle yemeği yedim. Yemekler lezzetsiz değildi ama tekrar gitmem herhalde. Bir de Rosewood Otel’in barında canlı caz müziği dinleyerek muhteşem kokteyller içtim. Burası kesinlikle uğrak noktalarım arasına girmiş bulunuyor. 
Londra’dan çektiğim fotoğraflar neden siyah-beyaz diye soracak olursanız, cevabı sürpriz olsun. Bakarsınız renksiz fotoğraflar da yeni bir rutin getirir hayatımıza. Rutini kim sevmez?
DELİ ROBERTO
17.Ekim.2017
  • IG_791x602_1.jpgDELİ ROBERTO - 2017, 30X50cm, kağıt üzerine akrilik
Sanayi 313 Bebek’i şu sıralar Murat Işık’ın çalışması “Deli Roberto” ziyaret ediyor. daha fazla oku
Sanayi 313 Bebek’i şu sıralar Murat Işık’ın çalışması “Deli Roberto” ziyaret ediyor. 
Sanatçı Murat Işık bazı eserlerinde Tenten ve Dupond gibi karakterleri insan veya insanlığı temsilen kullanıyor ve sosyal, politik olayları hicvediyor.
Sanatçının, Deli Roberto’nun da dahil olduğu Otto-Money serisindeki eserleri, Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünde son yıllarda ortaya çıkan Osmanlı ilgisi ve tutkusuna eleştirel ve oyuncaklı bir bakış niteliğinde.
Murat Işık 1967 yılında İstanbul’da doğdu. Sekiz yaşındayken resim yapmaya başladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldu. İlk eserleri 4. İstanbul Bienali’nde sergilendi. Uzun bir aradan sonra 2017 yılında sanat dünyasına geri dönen sanatçının “Muhtelif Lüks Bisküit” isimli bir de kitabı var. 
SANAYI 313 NEW YORK VE PARIS FASHION WEEK’TE GÖRÜLDÜ
11.Ekim.2017
  • 1.jpgInstagram - Sofie Valkiers Paris Fashion Week, September 2017
  • 2.jpgInstagram - Chloe King: Paris Fashion Week, September 2017
  • IG_791x602_1.jpgGigi Hadid:Paris Fashion Week, September 2017
  • IG_791x602_3.jpgGigi Hadid: New York Fashion Week, September 2017
  • IG_791x602_6.jpgLily Aldridge: New York Fashion Week, September 2017
  • IG_791x602_2.jpgCarolina Issa: New York Fashion Week, September 2017
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen New York Fashion Week ve Paris Fashion Week Sanayi 313 için yoğun geçti. daha fazla oku
Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen New York Fashion Week ve Paris Fashion Week Sanayi 313 için yoğun geçti. Gigi Hadid, Lily Aldridge ve Carolina Issa New York Fashion Week’te Sanayi 313 giyerken görüldüler. Fashionata’nın kurucusu Sofie Valkiers ve Bergdorf Goodman’ın Halkla İlişkiler ve Sosyal Medyasının başındaki isim Chloe King ise, Paris Fashion Week sırasında instagram hesaplarından Sanayi 313 slipperlarını paylaştılar. Biz de hep takipteydik. 
HAFTA SONU KAÇAMAĞI
04.Ekim.2017
  • IG_791x602_2.jpgHotel Pulitzer Amsterdam
  • IG_791x602_3.jpgHotel Pulitzer - flower shop
  • IG_791x602_9.jpg
  • IG_791x602_1.jpgGuild of Holland
  • IG_791x602_5.jpgGuild of Holland
  • IG_791x602_6.jpg"Passage" - Mohau Modisakeng
  • IG_791x602_8.jpgAthenaeum Nieuwscentrum
  • IG_791x602_7.jpg
Geçtiğimiz hafta sonu Amsterdam’daydım. Çok huzurlu bir şehir. daha fazla oku
Geçtiğimiz hafta sonu Amsterdam’daydım. Çok huzurlu bir şehir. 
İlk başta kaldığımız otelin büyüsüne kapıldım. Hotel Pulitzer Amsterdam bizi tavana asılı bir piyano ve butik bir çiçekçi dükkânı ile karşıladı. Otelin içerisindeki eski portreler ve sanat eseri seçimleri çok başarılıydı. Oteldeki Janzs restoranda hem kahvaltı ettik hem öğle yemeği yedik. Yemekler de çok lezzetliydi. 
Kanalların yanındaki sokaklar ve sokaklardaki minik dükkanlar bana ilham verdi. Bunlardan biri “Guild of Holland’dı.” İçeride kendi elleriyle deriden aksesuarlar yaratan Andrea Monti ile tanıştık. Vitrindeki deri çantalar çok şık gözüküyordu. Amsterdam bir sanat şehri. O sokaklarda pek çok galeri gezdim. Mohau Modisakeng’in “Passage” (Pasaj) isimli video, fotoğraf ve performans çalışması çok hoşuma gitti. “Passage” köleliğin Afrika kimliğini parçalayışı ve kişisel geçmişleri yok edişi üzerine odaklanıyor. 
Cumartesi gecesi The Rolling Stones konserine gittik. Mick Jagger, Keith Richards ve Ronnie Wood’u sahnede görmek geçmişe yolculuk etmek gibiydi benim için.
Pazar günü dönmeden önce son durağım Athenaeum Nieuwscentrum oldu. Burası dergiler ve kitaplar dünyası. Dükkânın içerisinde kayboldum ve taşıyabildiğim dergilerde Sanayi 313’ün yenilenecek bloğu için yepyeni fikirler buldum. 
ISTANBUL SANAYİ’YE İLHAM VERİRKEN
30.Eylül.2017
  • IG_791x602.jpg
İstanbul şu günlerde çok hareketli. daha fazla oku
İstanbul şu günlerde çok hareketli. Contemporary İstanbul sanat fuarı çok yakın bir zamanda gerçekleşti, kuvvetli teması “iyi bir komşu” ile İstanbul Bienali tüm hızıyla devam ediyor, Ai Wei Wei sergisi ise Sakıp Sabancı müzesinde yer alıyor. Müzenin içerisinde açılan restoran ise İstanbul’un en kapsamlı yiyecek-içecek akademisi MSA tarafından hayata geçiyor. Wallpaper İstanbul City Guide yayımlandı. Sanayi 313 o sayfaların arasından bana bakarken mutlu oluyorum. 
Sanayi 313’ün her sezon değişen menüsü, Sonbahar Ayakkabı & Çanta koleksiyonu, içerideki iç mimari gelişmeleri, bana 313’ün bloğuna yeni bir soluk getirme ihtiyacını hissettirdi. Pek çok yeni konular paylaşıyor olacağız artık. Özel yazarlar tarafından yazılacak bu konular da isimler de şimdilik sürpriz olarak kalsın!
Takipte kalın derin…
GÜNNUR ÖZSOY İLE MİNİ RÖPORTAJ
28.Eylül.2017
  • 20170911-01-791x602.jpg
  • 791x602.jpgGünnur Özsoy
Heykeltıraş Günnur Özsoy’un atölyesi Oto Sanayi’de, yanı başımızda. Sadece komşuluk yapmakla kalmıyor, aynı vizyonu da paylaşıyoruz. daha fazla oku
Heykeltıraş Günnur Özsoy’un atölyesi Oto Sanayi’de, yanı başımızda. Sadece komşuluk yapmakla kalmıyor, aynı vizyonu da paylaşıyoruz. Geçtiğimiz hafta itibariyle sanatçının ikili heykel çalışması Sanayi 313’te sergilenmeye başlandı. Bu soyut formların 313’e yeni bir berraklık getirdiğini söyleyebilirim. 

90'ların sonunda yaptığınız bu ikili iş rengiyle öne çıkıyor. Şarap rengi size ne ifade ediyor?  
İlk olarak 1999 depremi sonrasında şarap rengini kullanarak bir seri heykel yaptım. Bunlar çaresizlik, hüzün ve burukluk duygularının neticesidir. Sanayi 313’de sergilenen ikili heykelim bu serinin devamı niteliğindedir. Sizin renge bordo yerine şarap rengi demeniz de çok hoşuma gitti. Çünkü ben de kullandığım renkleri bu şekilde tanımlamayı tercih ediyorum. Kurşun rengi ve patlıcan moru gibi… Böylelikle sanat anlayışım salt bir renk olmaktan ziyade başka kavramları da ifade eder oluyor. Örneğin Odysseia destanındaki şarap rengi bunlardan biridir.

Önceleri yatay olarak sergilediğiniz parçalar şimdi dikey olarak varlar. Sizce hayatınızdaki hangi değişimle beraber onlar da dönüştüler? 
Bir sanatçı olarak benim en büyük iddiam her zaman soyut heykeller yapıyor olmam, formlarımın organik dünyaya ait olması ve yönlerinin olmamasıdır. Herkes onları istediği gibi sergileyebilir. İzleyiciye bu özgürlüğü yaşatabilmek için heykellerimi bazen yatayda ve düşeyde, kimi zaman bir kaide üzerinde, kimi zaman ise tavandan sallandırarak sergilemişimdir. Amacım heykellerimin her türlü sergilenip kullanılabileceğine işaret etmektir.

313, atölyenizin de yanı başında olmasıyla beraber ilk günlerimizden beri sık sık geldiğiniz bir yer oldu. Bu çalışmanızın 313'te sergilenecek olması size neler hissettiriyor? 
Heykel pratiğim içinde mekanlarla kurduğum ilişki daha derin oluyor. Sanayi 313 de içinde olan nesneler ile sürekli bir yenilenme ve devinim içinde, bu da mekânı yaşar kılıyor. Sanat eserinin yeri sadece müze ve sergi salonları olmamalı, onları yaşatmanın yollarından biri de Sanayi 313 gibi yaşayan mekânlar vesilesiyle oluyor. 
MÜGE’NİN NICE DENEYİMİ
22.Eylül.2017
  • IG_791x602_img_7.jpg
  • IG_791x602_img_4.jpg
  • IG_791x602_img_3.jpg
  • IG_791x602_img_5.jpg
Belki de gidilecek en ideal tatil şehri. Havasıyla, deniziyle, yemekleriyle, manzaralarıyla ve müzeleriyle insanın içini açan bu şehir, şefimiz Müge’yi de yıllar sonra yeniden bambaşka bir şekilde etkilemiş. daha fazla oku
Belki de gidilecek en ideal tatil şehri. Havasıyla, deniziyle, yemekleriyle, manzaralarıyla ve müzeleriyle insanın içini açan bu şehir, şefimiz Müge’yi de yıllar sonra yeniden bambaşka bir şekilde etkilemiş. 

15 yıl sonra Nice’e gitmek benim için çok değişik bir heyecandı. 
Lise hazırlık yıllarımda Fransızcamı ilerletmek için yaz okuluna gidip uzunca bir süre güney Fransa’da bulunan Antibes’de kalmıştım. O zamanlar yemek algım şimdiki kadar açık değildi. Zamanla insanın ilgi alanları, merak ettikleri tamamen değişiyormuş. 
Tatilim boyunca bol bol yemek yedim, sayısızca semt pazarı gördüm, merak ettiğim müzeleri gezdim. Hatta tavsiyelerim de var. Antibes’e gitmişken Picasso’nun müzesini görmeden gelmeyin derim. Hayatımda gördüğüm en güzel manzaralı, ışıklı ve aydınlık sergi alanı diyebilirim. Resimlerin güzelliği ortamla birleşince insan gerçekten farklı bir dünyaya gitmiş gibi hissediyor. Musée Matisse ve Musée Marc Chagall’ın da görülmesini tavsiye ediyorum.
Sağlıklı yaşam yürüyüşlerim devam ettiği için, tatilde de erken kalkıp sabah rutinime devam ettim. Nice’teki Cours Saleya pazarı tam da yürüdüğüm saatlerde kuruluyordu. Sabah bahçeden toplanmış böğürtlenler, frambuazlar ve kabak çiçekleri inanılmaz görsel bir şölendi. Tezgahlara yerleştirdikleri sebzeleri ve meyveleri bavuluma doldurup buraya getirebilmeyi çok istedim. Bundan daha güzel bir fikirle sevdiğim tüm sebzelerin tohumlarından aldım ve tarlamıza ekmek üzere Güven Bey’e teslim ettim. Özellikle çok farklı tipte domates ve kabak tohumları getirdim. Bana en çok heyecan veren tohum ise hindiba ve kırmızı noktalı; İngilizcesi “freckles lettuce” olan benekli yeşil marul oldu. Umarım tohumlar tutar ve yepyeni sebzelerle güzel yemekler yapmayı başarabilirim.
Yemek konusunda çok başarılı şeyler yedik. Özellikle Cannes’da bulunan Coquillages Brun isimli restoran çok farklıydı. 1953 yılından bu yana açıkmış. Uzun zamandır bu kadar güzel ve taze deniz ürünü yememiştim. İstiridyeler, deniz salyangozları ve yengeçler çok lezzetliydi. O güne özel hazırlanan yengeçli risotto üzerinde deniz tarağı yedik. Tek kelimeyle mükemmeldi. En çok hoşuma giden şeylerden birisi ise insanların iş çıkışlarında bir içki içip evlerine gittiği mini kokteyl barlar oldu. Bu kültürün bizde de yaygın olmasını çok isterdim. Bence insanı mutlu eden bir şey bu.
Kısacası tatil benim için çok keyifliydi. Birçok yeni yemek fikri ve birikimle döndüm. Yeni menüyü takip edin derim….

Müge Ergül
SANAYİ 313’TE SONBAHAR
06.Eylül.2017
  • 791x602.png
Ağustos ayını geride bırakmanın verdiği hüznü yeniliklerle gidermeye çalışmak hep yaptığımız bir şey. daha fazla oku

Ağustos ayını geride bırakmanın verdiği hüznü yeniliklerle gidermeye çalışmak hep yaptığımız bir şey. “Okula geri dönüş”, “modanın ayaklanması”, “sonbahar sebzeleri” veya “eşofmanlarla televizyon karşısında yayılmak”. Bu fikirler gerçekten de insana iyi geliyor. 
Dün Symi’nin masmavi sularında yüzerken bugün evde yapılacaklar arasında beni en çok heyecanlandıran Sanayi 313’ün sonbahar koleksiyonunu incelemek oldu. Bir o ayakkabıya baktım, bir öbür çantaya… Kış ayları için heveslendim. 
Serena bu koleksiyonu Voltaire’in “İnsan, istediği an özgür olur” sözünden aldığı güçle yaratmış. Proust, Louis XIV, Botticelli ve Marie Antoinette; Voltaire’e eşlik ederlerken, yeni sezon ayakkabı modellerine isimlerini vermeyi de ihmal etmiyorlar. Yeni koleksiyonun içinde adeta bir masal diyarında hissediyor insan kendini. Favorim ise Antoinette’ler, en masalsı olanı!
SAĞLIKLI BİR MENÜMÜZ VAR ARTIK!
23.Ağustos.2017
  • 791x602.jpg
Instagram Story’de Müge’nin paylaştığı postlarda sabah yürüyüşlerine başladığını fark etmiştim. Sağlıklı yaşamın bir ucundan tutmaya başlayınca, gerisi de hemen geliveriyor. Sanayi 313 Bebek şubesi için sağlıklı bir menü oluşturmuş, bize detayları anlatıyor. daha fazla oku
Instagram Story’de Müge’nin paylaştığı postlarda sabah yürüyüşlerine başladığını fark etmiştim. Sağlıklı yaşamın bir ucundan tutmaya başlayınca, gerisi de hemen geliveriyor. Sanayi 313 Bebek şubesi için sağlıklı bir menü oluşturmuş, bize detayları anlatıyor.

Uzun zamandır sağlıklı menü üzerine çalışıyordum.  Sanırım tüm yenilikler ihtiyaçlarla birlikte ortaya çıkıyor.
Yediklerine dikkat eden insanları artık daha iyi anlıyorum. Yiyecekler konusunda bilinç fazlasıyla artıyor, yeme-içme trendleri değişiyor.
Rafine şeker, basit karbonhidratlar ve koruyucu madde içeren gıdalar artık neredeyse tüketilmiyor. Onun yerine protein ve lif bakımından zengin, besleyici, düşük glisemik endeksli gıdaların tüketimi revaçta. Beyaz un yerini badem ununa, şeker ise kuru meyveye bıraktı gibi gözüküyor.  Ayrıca son dönemlerde artan süt ve süt ürünü alerjilerine alternatif olarak badem sütü, soya sütü gibi gıdalar da tüketilmeye başlandı.
Ben de Sanayi 313 menüsüne sağlıklarına ve yediklerine dikkat eden misafirlerimizi düşünerek bazı eklemeler yaptım.

•    Zerdeçallı çırpılmış yumurta beyazı, pumpernickel ekmeği üzerinde avokado                                
•    Peynirli, pembe domatesli, fesleğenli kepekli dürüm, haşlanmış katı yumurta                
•    Detoks: Salatalık, maydanoz, yeşil elma, zencefil suyu
•    Sütlü, pişmiş yulaf ezmesi, agave şurubu, tarçın, muz    
•    Taze meyveli, şekersiz, hindistancevizi sütlü, lime kabuklu chia puding                

*Bebek şubemizde her gün servis ettiğimiz bu menüyü Maslak Şubemizde yalnızca cumartesi günleri tadabilirsiniz.
KEMAL TUFAN & SANAYI 313 BEBEK
15.Ağustos.2017
  • 791x602-1.jpg
  • 791x602.jpg
Kemal Tufan’ın işlerini yıllar önce görüp hayran kalmıştım. Doğadan ilham alan sanatçı ironik heykeller ortaya koyuyor. daha fazla oku
Kemal Tufan’ın işlerini yıllar önce görüp hayran kalmıştım. Doğadan ilham alan sanatçı ironik heykeller ortaya koyuyor. Her zaman dev veya mini boy objeler ilgimi çekmiştir. Küçük köşemiz Sanayi 313 Bebek’te, Kemal Tufan’ın büyük boyuttaki heykellerinin sergileniyor olması beni çok heyecanlandırdı, birbirlerine çok da yakıştılar. 

Kemal Tufan 1962’de Silivri’de doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nü bitirdi. Yurt içi ve yurt dışında pek çok kişisel ve grup sergisi açan sanatçının açık hava heykelleri ise 34 farklı ülkenin çeşitli kentlerinde yer alıyor. 
FESTIVAL ERA ve YENİ KEŞİF
08.Ağustos.2017
  • Unknown-1-791x602.jpg
  • Unknown-791x602.jpg
Müzik editörü Figen Hazbay Barcelona’da katıldığı butik elektronik festivali anlattı. 2000 kişinin katıldığı festival bir çiftlik evinde gerçekleşmiş ve heyecan vericiymiş! Merak ettim doğrusu. daha fazla oku
Müzik editörü Figen Hazbay Barcelona’da katıldığı butik elektronik festivali anlattı. 2000 kişinin katıldığı festival bir çiftlik evinde gerçekleşmiş ve heyecan vericiymiş! Merak ettim doğrusu.
Barcelona’ ya araba ile bir saat uzaklıktaki Llagostera Kasabasındaki Festival Era 2000 kişilik Elektronik Müzik Festivali. Bir çiftlik evinin arazisinde gerçekleşen festival beni şehirden uzaklaştırıp doğa ve müzikle baş başa bıraktı. 
Gündüz başlayan festival sabah saatlerine kadar devam etti. Daha çok Katalan grupların sahne aldığı festivalde yeni müzisyenler tanıma fırsatı buldum. Beni en çok tatmin eden müzisyen, yeni keşif Awir Leon oldu. Fransa’da doğmuş, Amsterdam’da yaşayan müzisyen aynı zamanda yapımcı ve performans sanatçısı. İlk defa İspanya’da bir festivalde performans sergilemenin heyecanı sahne performansına mükemmel şekilde yansıdı.  Festival bittiğinde bu genç müzisyenin sesi halen aklımdaydı…
Tabii ki en çok sevdiğim gruplardan bahsetmeden olmaz. Daha önce Barselona’da tanımış olduğum Katalan gruplardan, Playback Maracas ve Animic. Bu iki grup da mükemmel performans sergilediler.
Küçük ve lokal müzik festivalleri beni nedense daha çok heyecanlandırıyor. Festival Era beni yanıltmadı!
ENİS’İN MYKONOS GÜNLÜĞÜ
01.Ağustos.2017
  • IMG_4831-791x602.jpgMarenga Milk Bar
  • IMG_4830-791x602.jpgMarenga Milk Bar
  • IMG_4834-791x602.jpgNikos' Shop
  • AS-791x602.jpgAlemagou
  • IMG_4837-791x602.jpgSunset at Alemagou
  • thumb-791x602.jpgPrincipote
  • IMG_4833-791x602.jpgScorpios
  • IMG_4836-791x602.jpgEnis' niece on board
Enis Mykonos tatilini anlatıyor. Orada geçirdiğimiz zaman kadar, yazdıklarını okuması da çok keyifliydi. daha fazla oku
Günüme Marenga Milk Bar’da başlıyorum. Soğuk bir kahve içerken tadını hiç unutmayacağımı bildiğim bir çırpılmış yumurta yiyorum. Karşımda tatlı bir kız oturuyor, kim olduğunu boşver şimdi.  Mykonos’un tepelerinde olabildiğince primitif bir titreşim yayan bu yer keşfetmek için birebir. Bambu tavanları, beton zemini ve içimizi ısıtan doğal renkleri ile iyi hissettiriyor insana kendini. Servisin yavaşlığına rağmen sahibi Angela’nın gülümsemesi ile ayrılıyorum oradan.
Araba kullanmayı sevmiyorum, özellikle de bir adada! Uber gibi bir şey buldum ve birkaç dakika her şeyin nasıl da hızla yayıldığını düşündüm. 
Ardından Nikos’un dükkânını ziyaret ediyorum ve soğuk bir sudan başka bir şey içemiyorum, hava çok sıcak ve pırlantaların arasında kaldıkça sıcaklık artıyor.
Keyifli bir seyahat olacak biliyorum. Alemagou, Principote/ Panormos ve Pazar gününün vazgeçilmez noktası Scorpios listemden bana göz kırpıyor. Teknede kalıyorum ama bu sefer yelkenli bana dalgalı denizden başka hiçbir şey vermiyor. Mykonos tekne ile kalmak için uygun bir ada değil. Ama beraber seyahate çıktığım ailem ve sekiz aylık ananasım, yeğenim rüzgârın hızını, dalgaların beyaz köpüklerini yatıştırabiliyor. Ananas ile bu tatil alıştık birbirimize, sakallarımdan korkuyor ama ben kesemiyorum.
Geceyi neredeyse her seferinde gündüze bağlayan bu adanın sokaklarında kaybolmayı seviyorum. Astra’yı ararken karşıma Interni çıkıyor. Güzel bir parti var gibi ama yüzler hep tanıdık. Ben ise turist olmaya devam etmek istiyorum!
Liste aklımdan çıkıyor ve sadece kafamı boşaltıyorum. Koursaros isimli, Japon mutfağından esinlenen bir balıkçıda buluyorum kendimi. Menüde Japon içkisi Sakeyi görünce mekân daha çok hoşuma gidiyor. Ardından üniversite arkadaşlarımla beraber şehrin içinde konumlanan Astra’ya gidiyorum. Bir plan yok hala! Sonuna kadar da öyle gitti.
Pazartesi sabahı güneşin doğmasıyla beraber, kafa boşaltmak için gittiğim tatildeki kamaramda kendimi ofise ışınlanmış gibi hissettim. Telefon, e-mail ve günlük hayatta istemeden esiri olduğumuz her şey bana gülümsemeye başlıyor.
En yakın zamanda geri gidiyorum...
DOMATES
31.Temmuz.2017
  • AS-791x602-1.jpg
  • thumb-791x602-3.jpg
Müge’den; benim için de yazın favorisi, “onsuz yaşanmaz” dediğim domates üzerine sürpriz bir yazı gelince paylaşmak için sabırsızlandım. daha fazla oku
Müge’den; benim için de yazın favorisi, “onsuz yaşanmaz” dediğim domates üzerine sürpriz bir yazı gelince paylaşmak için sabırsızlandım. 

Bu yazımda size mutfağımın en gözde malzemesi domates hakkında neler hissettiğimi anlatmak istiyorum.
Domates en güzel nerede yenir biliyor musunuz? Pazarda! Hele bir de sulu sulu, kokulu ve pembe olunca yemesi o kadar keyifli oluyor ki…
Size bir sır daha vereyim. Bir domates tarlası görürseniz mutlaka domates fidelerinin yapraklarını ve yeşil saplarını koklayın. Gerçekten kendinizi kaybedebilirsiniz.
Yaz aylarında canım çok yemek yemek istemediği zaman hayat kurtarıcım, yemekten en keyif aldığım şey domates ve peynir ikilisi. Bir de taze mozzarella ve yanında tarla domatesi varsa işte bu en güzel keyif oluyor. Tabaklarken üzerine Altınoluk’tan aldığım zeytinyağımdan döküyorum. Benden mutlusu yok. Yanında bir kadeh kırmızı şarap içerseniz nirvanaya ulaşabilirsiniz.
Domates benim için yaz demektir, lezzet demektir. Yazlıkta denizden çıkınca yenilen domatesli makarna veya sabah kahvaltısında bahçeden kopartılan biber ile yenilen domates…
Yaz aylarının gelişiyle birlikte 313’ün mutfağında heryerde kasa kasa domates bulmak mümkün. Kış aylarında domates kullanmadığım için yaz aylarında  neredeyse her yemeğe koymak geliyor içimden. Yumurtalara,balıklara ve büfedeki salatalara… 
MÜZİK
28.Temmuz.2017
  • No documents available.
Jonas Saalbach - Yaz aylarını yansıtan melodileri seviyoruz! daha fazla oku
Jonas Saalbach - Yaz aylarını yansıtan melodileri seviyoruz.
CUMARTESİ BRUNCH HAVASI
19.Temmuz.2017
  • 20170718-01-791x602.jpg
Sanayi 313'ün Cumartesi sabahına hazırlanıyorum! daha fazla oku
Sanayi 313'ün Cumartesi brunchları, yaz ayları boyunca haftasonunu İstanbul'da geçirmeyi tercih edenler için güzel bir seçenek oluyor bence. Ben de şehirde kaldığımda, genellikle günümü 313'te geçiriyorum.Avokado, mantar veya yöresel peynirli yumurta çeşitleri, yoğurtlu granola ve leziz kişler cumartesi brunchlarının favorileri. Arkada chill-out müzik eşliğinde dükkandan küçük alışverişler yapmak da geç Cumartesi sabahlarımı tamamlıyor. 


 
SANAYİ 313 BEBEK’TE BİR DOĞUŞ VAR
17.Temmuz.2017
  • 791x602.jpg
PG Art Gallery ile 313 Bebek birlikteliği tüm hızıyla devam ediyor. Manolya Çelikler’in “Ah’larından” sonra, Sevim Kaya’nın “Yeniden Doğmak” serisine ev sahipliği yapıyoruz. daha fazla oku
PG Art Gallery ile 313 Bebek birlikteliği tüm hızıyla devam ediyor. Manolya Çelikler’in “Ah’larından” sonra, Sevim Kaya’nın “Yeniden Doğmak” serisine ev sahipliği yapıyoruz. Kâğıt üzerine Rapido (mürekkepli kalem) tekniğinin kullanıldığı seri bitkilerin varoluş çabasına gönderme yapıyor. 
“Genelde bitkilerin dramatik davranışlarını pek fark etmeyiz. Çünkü gözümüze çok yavaş görünürler. Ancak zamanı yavaşlatır perspektifi bitkilerin bakış açısına kaydırırsak olaylar görkemli bir hal alır.” – Sevim Kaya
MÜZİK
13.Temmuz.2017
  • No documents available.
Bu seti dinlerken kendimi bir yaz akşamı sahil kenarında, kumların üzerinde dans ederken hayal ediyorum. daha fazla oku
Müzik editörümüz Figen Hazbay yaz için bize muhteşem bir set seçti. Ben şuanda dinlerken, kendimi bir yaz akşamı sahil kenarında, kumların üzerinde dans ederken hayal ediyorum. Müziğe ayak uyduruyorum. 
Sizin de keyfini çıkarmanız dileğiyle...
KENDİMLE RANDEVU
11.Temmuz.2017
  • books-and-eggs-791x602.jpg
Kendimi aldım ve dışarı çıktım. Evde sekiz aylık bir bebek ve bir de köpek bulununca, insanın kendine vakit ayırması pek de kolay olmuyor. Çözümü kendimle dışarıda vakit geçirmekte buldum. daha fazla oku
Kendimi aldım ve dışarı çıktım. Evde sekiz aylık bir bebek ve bir de köpek bulununca, insanın kendine vakit ayırması pek de kolay olmuyor. Çözümü kendimle dışarıda vakit geçirmekte buldum.

Bu sefer kitaplarımla Sanayi 313 Bebek’e gittim. Taze bir meyve suyu, yumurta ve kitapların sıcacık bir ortamla birleşimi yaz için mükemmel bir randevu oldu. Telefonumu kapattım, kahvaltımı ısmarladım ve kitabımın içinde kayboldum. Zihnimi sıfırladıktan sonra eve, bebeğime ve köpeğime dönmek bambaşka bir his oldu. 
ONU KONSERE GÖTÜR!
04.Temmuz.2017
  • 791x602.jpg
Tarkan konseri zamanı.. daha fazla oku
Dün akşam Tarkan konserindeydim. Konser öncesi satılan dondurma, patlamış mısır ve meşrubatlarla geçmişe gittim. Ardından konser başladı. Önce yeni şarkılar ve sonra peşpeşe eskileri... Tarkan'ın enerjisi, dansları, kalabalığın çoşkusu derken harika bir gece yaşadım. Yanımda ise Fiocco Box Sanayi 313 çantam... Keyfime diyecek yoktu.
YAZ AYLARINDA VAZGEÇİLMEZLERİM
26.Haziran.2017
  • scrabble-791x602x.jpg
  • Scrabble-791x602.jpg
Yazın tatile çıktığımda yanıma fazla araç gereç almaya ihtiyaç duymuyorum. daha fazla oku
Yazın tatile çıktığımda yanıma fazla araç gereç almaya ihtiyaç duymuyorum. Yazlık şapkam, Sanayi 313 espadrilerim ve Scrabble kelime oyunu yeterli oluyor. Tatilde Scrabble’ı modern versiyonuyla oynuyoruz fakat evde Sanayi 313’ten aldığım antika bir Scrabble’ım var. Bu eğlenceli kelime oyununu, aynı zamanda oturma odamızın dekorasyonuna güzel bir hava katan vintage Scrabble ile oynamak bambaşka bir deneyim. Tavsiye derim. 
MURAD OSMANN
22.Haziran.2017
  • 2.jpg
  • 1.jpg
  • 2-791x602.jpg
  • 3-791x602.jpg
Nataly ve Murad Osmann Sanayi 313’ü ziyaret ettiler. daha fazla oku
Nataly ve Murad Osmann Sanayi 313’ü ziyaret ettiler. Önce dükkânı gezdiler ardından onlarla sohbet ettik. Enerjileri o kadar pozitif ki anlatamam. Çay ve tatlı sırasında onlarla muhabbet etmek harikaydı. Klasik sorular dışında çocuk yapmayı düşünüp düşünmediklerini sordum. Murad tüm ailenin baskı yaptığını ve yakın zamanda çocuk sahibi olabileceklerini söyledi. Birbirimize Moskova’da bir akşam beraber yemek sözü vererek vedalaştık. 

DOT DOT DOT ile Murad'ın Sanayi 313 deneyimi:

Ben Murad Osmann. #followmeto
Güne başlarken ilk iş karımı uyandırırım.
Bugün 313'e buradaki atmosfer için geldim.
Sanayi 313'te naneli çay içtim.
Tatlı yemedim çünkü eşim izin vermedi.
Dükkanda dolanırken buranın ruh hali gözüme çarpan ilk şey oldu.
Yaratıcılık ve ruh hali en çok aklımda kalanlar oldu.
Buradan ayrıldıktan sonra tıpatıp aynısına Moskova'da sahip olmak istediğimi düşündüm.
Yatmadan önce mutlaka Nataly'yi öperim. (Bunu görecek olursa!) 

DOT DOT DOT ile Nataly’nin Sanayi 313 deneyimi:

Ben Nataly Osmann.
Güne başlarken ilk iş gülerim ve Murad’ı öperim.
Sanayi 313’e geldim çünkü buraya âşık oldum.
Sanayi 313’te nane çayı içtim. 
Ayakkabılar dükkânı dolaşırken gözüme çarpan ilk parçalar oldu. 
Sanayi 313’ten en çok aklımda açık fikirlilik kalan oldu. 
Sanayi 313’ten ayrıldıktan sonra geri gelmek istiyorum. 
Yatmadan önce kesinlikle ayakkabılarımı bir daha deneyeceğim. 
ORANGE GIRL – ZEYNEP SOLAKOĞLU
13.Haziran.2017
  • 20170613_.jpgEnis&Zeynep&Sidni
  • IG-791x602.jpgPhotography - Neşe Nogay
Onun neden turuncu olduğunu görebiliyorum. Bazı insanlar vardır ya, hayal dünyalarının içinde kaybolurlar. Belki aylarca, yıllarca… Ama gün gelir o kayboluşu, o yaratım sürecini gerçeğe dönüştürürler. daha fazla oku
Onun neden turuncu olduğunu görebiliyorum. Bazı insanlar vardır ya, hayal dünyalarının içinde kaybolurlar. Belki aylarca, yıllarca… Ama gün gelir o kayboluşu, o yaratım sürecini gerçeğe dönüştürürler. Çok büyük bir iştir bence rüyaların içinde gerçeğe bu şekilde dönebilmek. Zeynep Solakoğlu “Orange Girl” isimli kitabıyla sekiz yıllık bir süreci şu anda masamın üzerinde duran ilham verici bir çalışmaya çevirmiş. Kitabın her sayfasında Zeynep’in çizimleriyle karşılaşırken başka şeyler buldum. Sevginin gücünü, çocuk tarafımı arada sırada ortaya koyabilmemin önemini, karmaşanın içinde aydınlığı bulabildiğimi fark etmemin güzelliğini bir kez daha anlamış oldum. 

Zeynep’in hikayesinin başında bir alıntı var. Beni çok etkiledi. 

“Zihnin portakalı; görerek, duyarak, elleyerek, koklayarak, tadına bakarak ve onun hakkında düşünerek yaratıyor. Ama zihin olmadan – sen nasıl adlandırırsan – portakal duyulamaz, koklanamaz, tadına bakılamaz ve hatta zihinsel olarak fark edilemezdi.
Aslında portakal var olmak için senin zihnine tabi oluyor. Bunu görmüyor musun?
Kendi kendine o hiç-bir şeydir. Gerçekten zihinsel, sadece zihnin tarafından görülüyor. O boş ve tetikte.” Jack Kerouac

Zeynep küçüklüğünden beri hikayeler yazdı ve çizdi. Çizimleri bol detaylı ve nefes kesici. Bu kitaptaki siyah beyaz çizimlerinin içerisinde anlatılan hikâye, üniversiteden yeni mezun olmuş, ne yapmak istediğini bilmeyen, kafası karışık, boşluğa düşmüş sekiz yıl öncesinin Zeynep’ini, Orange Girl’ü anlatıyor. 

“Orange Girl” Sanayi 313’te de var artık… 
TUNES
13.Haziran.2017
  • No documents available.
Yaz+Festival Günleri daha fazla oku
Yaz+Festival Günleri
Brian Cid - Live from Endangered Warehouse Miami
BADEMLİ YOĞURT SOSLU YEŞİL KABAK
06.Haziran.2017
  • 791x602.jpg
Havaların ısınmasıyla birlikte hepimizin yemek alışkanlıkları değişiyor. Özellikle sıcak havalarda çok ağır ve yağlı yiyeceklerdense hafif şeyler yemeyi tercih ediyoruz. daha fazla oku
Havaların ısınmasıyla birlikte hepimizin yemek alışkanlıkları değişiyor. Özellikle sıcak havalarda çok ağır ve yağlı yiyeceklerdense hafif şeyler yemeyi tercih ediyoruz.
Yaz için, Sanayi 313 Bebek ve Oto Sanayi büfesinde de çok tercih edilen yoğurtlu bademli kabak favorilerim arasında.
Bu mevsimde yeşil kabak bulmak kolay oluyor. Özellikle semt pazarlarını ziyaret ediyorsanız çoğunda bulabilirsiniz.
Bu kez size hem çok pratik hem de her yemeğin yanına yakışacak bir tarif vereceğim.

Malzemeler:

1 kg yeşil kabak
300 gr süzme yoğurt
100 gr toz badem
Tuz-karabiber
Zeytinyağı

Yeşil kabakları ortadan ikiye bölerek bir kaşık yardımıyla içlerini çıkartıyoruz. Daha sonra üzerine çok az zeytinyağı, tuz ve karabiber ekledikten sonra önceden ısınmış 200 derecelik fırında 15 dakika kadar pişiriyoruz.
Fırından çıkan kabakları soğumaları için bir kenara aldıktan sonra yoğurtlu bademli karışımı hazırlamaya başlıyoruz.
Süzme yoğurt ve toz bademi blender yardımı ile karıştırıyoruz. Çok akışkan bir yapısı olmaması önemli. Akışkan olursa kabakların içinden akabilir. Gerekirse içine badem ekleyebilirsiniz. Tuz ve karabiberi dilediğiniz ölçüde ekleyebilirsiniz.
Soğumuş olan kabakların içine hazırlanan karışımı bir kaşık yardımı ile koyuyoruz. Kabakların soğuk olması önemli çünkü sıcakken yoğurtlu karışımı koyarsanız yoğurt ekşime yapabilir.
Ben kabakların üzerini baharatla karıştırdığım ve fırınladığım file bademleri ekleyerek süslüyorum. Siz başka bir şekilde süslemek isterseniz üzerine taze otlar da ekleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

Müge Ergül
MATHIEU MILJAVAC'IN KUŞLARI
01.Haziran.2017
  • KUSLAR4-791x602.jpg
  • KUSLAR5-791x602.jpg
  • KUSLAR-791x602.jpg
Enis Londra’dan İstanbul’a döndüğünden beri zaman zaman Mathieu Miljavac’ın kuşlarını gündeme getiriyordu. daha fazla oku
Enis Londra’dan İstanbul’a döndüğünden beri zaman zaman Mathieu Miljavac’ın kuşlarını gündeme getiriyordu. Onun için anlamının büyük olduğunu biliyordum ama bu denli derin olacağını tahmin etmemiştim. İstanbul’a taşındığından beri kolilerde bekleyen kuşlar, Enis’in evinde bu hafta “can” buldu. Ve aynı hafta ben de Mathieu’nun kuşlarının Enis için gerçekten ne ifade ettiğini anladım.

Enis anlatıyor:

Dünyadaki yaşam sona erdiğinde ne olduğumuz benim için küçüklüğümden beri hep bir soru işareti oldu. Bedenlerimiz kaybolurken arkada neler bırakabildiğimizi sorguladım. 
Paris’e tatil için gittiğimde, "Paris at L’Eclaireur and at the Galerie Da-End’de” gördüğüm Mathieu Miljavac tarafından hayata geçirilen "Taxidermy" enstalasyonu bana bedenlerin de kalıcı olabileceğinin sinyallerini verdi. “Taxidermy” sanatına ilgi duymaya başladım ve geçmişin gelecek ile geçtiği bu dalga beni çok etkiledi.
Daha sonra 2014 yılında Arts Décoratifs Paris’te karşıma tekrar çıkan Mathieu’ye ait eserler, bana kendi geleceğimin içinde Mathieu’nun can verdiği geçmişin olması gerektirdiğini hissettirdi. Mathieu Miljavac, Arts Décoratifs’te sergisi gerçeklesen ilk “Taxidermy” sanatçısı.
Tam da Türkiye’ye taşındığım zamana denk gelen bu karşılaşma, bende bir göç hissiyatı uyandırdı. 10 yıl sonra Türkiye’ye dönerken beraberimde getirdiklerimi ve geride bıraktıklarımı düşündüm. Eğer bir gün böyle bir esere sahip olacaksam tam zamanıydı benim için…
NEW ORLEANS'TAN 'KARIŞIK HİSLERLE DOLU' BİR AŞK MEKTUBU
24.Mayıs.2017
  • AS-791x602.jpg
  • Ali-Tufan-Koc-791x602.jpgAli Tufan Koç
“Amerika’nın gerçek anlamda üç şehri vardır: New York, San Francisco ve New Orleans. Geri kalan her yer Cleveland’tır.” der Amerika’nın efsanevi oyun yazarlarından, ‘entelektüel kalem’ Tennessee Williams. Sahi, neden New Orleans? daha fazla oku
“Amerika’nın gerçek anlamda üç şehri vardır: New York, San Francisco ve New Orleans. Geri kalan her yer Cleveland’tır.” der Amerika’nın efsanevi oyun yazarlarından, ‘entelektüel kalem’ Tennessee Williams. Sahi, neden New Orleans? 

Misafir yazarımız Ali Tufan Koç'tan...

Orijinal. Dürüst. Canlı. Çiğ.
Dünya üzerinde sayılı şehir bu eşsiz harmoniyi taşıyabilir. Ve, evet, New Orleans bunlardan biri. Kültürel ve tarihi bağlamda konuşacak olursak... 
Derin yaralarını gururla taşımasını bilen bir şehir, zenginliği keşfettikçe artan bir yer burası. 
Şehir ikonları, sokak kahramanları başka hiçbir şehrinkilere benzemiyor: Saksafon tamircisi, balıkçı kızı, kokteyl yazarı/tarihçisi, 91 yaşındaki restoran işletmecisi... Hepsi New Orleans romantizminin farkında, hepsi şehrin taşıdığı ‘orijinal günah’a değer veriyor, katkı sağlıyor. 

Hayat, burada yavaş akıyor. Daha önce hiç bu kadar cesaretlendirici ve neşeli gözükmemiş bir yavaşlık bu. 

“Çok fazla hatıra, bilirsin işte...”

UBER şöförü, sokak müzisyeni, kahve ustası... Şehirde tanıştığınız herkesten duyacağınız bir cümle bu: “Çok fazla hatıra, bilirsin işte...” Sanki, New Orleans konuşuyor. Şehrin, daha henüz ziyaret etmemiş insanların üzerinde bile bu kadar eşsiz bir etki bırakmasına şaşırmamalı. 

Fransız antikleri ve sabah bisküvisiyle meşhur 31 odalı butik otel (Soniat House, 133 Chartes St.); 
Biri 800 yıllık olmak üzere Amerika’nın en büyük ve yaşlı meşe ağaçlarını barındıran, Central Park’ın iki katı büyüklüğünde bir park (City Park, I Palm Dr.); 

Hemingway’in Küba’sıyla Armstrong’un Louisiana titreşimlerinin buluştuğu modern ve ‘cool’ bir bar  (Cane and Table, 1113 Decatur St.); yarı bar-restoran, yarı kenarında takılmalık açık havuz, Soho House’un ‘Güney’ versiyonu bir kulüp (The Country Club, 634 Louisa St.) ve daha niceleri... Hepsi renkli. Hepsi müzikal. Tuhaf ve lezzetli; çok çeşitli ve çok rahatlatıcı. Hepsi doğru. Hepsi gerçek. 

Kentin kültürel miraslarına derinlemesine daldığınız vakit, kulağınıza çarpan tüm caz tınıları daha anlamlı geliyor. Louis Armstrong haklı: “Ne zaman trompetimi üflemek için gözlerimi kapasam, iyi ve eski New Orleans’ın kalbinin tam içine bakıyorum. Bana yaşamak için bir neden veriyor.”
ENİS’İN VALİZİ
21.Mayıs.2017
  • Enis-Karavil-791x602.jpg
Conde Nast Traveller vesilesiyle, Enis’in bavulunun derinliklerine dalıyorum. Onun derinliklerinde ben ne buldum peki? daha fazla oku
Conde Nast Traveller vesilesiyle, Enis’in bavulunun derinliklerine dalıyorum. Onun derinliklerinde ben ne buldum peki?
1-Enis’in Londra Notting Hill’deki evi… - Birkaç hafta önce çekirdek aile olarak gittik. Mimarisinin verdiği bir rahatlık ve huzur var. Bir müzenin içerisinde sıcacık samimi bir ev gibi desem tuhaf olur mu?
2-Louis Vuitton valiz –Eskidikçe güzelleşen Louis Vuitton’lar… Annemden kalma yadigâr bir çantam var, belki de çanta rafının en güzeli.
3-Terlik, James Perse x Birkenstock – James Perse erkek t-shirtleri evimizin vazgeçilmezi. 
4-Kulaklık, Beats- Yorum yok.
5- Patina fırça, Sanayi 313 tasarımı – Ayakkabı fırçasının üzerinin fermuarlı olması ve içinden minik bir çekeceğin çıkması... Harika. 
6 – İlaç kutusu, Sanayi 313 tasarımı – Enis seyahat ederken yanında ne ilaç taşıyor merak ettim şimdi…
7- Pijama, Ralph Lauren – I love Ralph Lauren
YAZA MERHABA
17.Mayıs.2017
  • Hello-Summer-791x602.jpg
"Bacio Slipper" ile yaza merhaba diyoruz. daha fazla oku
Bacio Slipper ile yaza merhaba diyoruz. Bacio İtalyanca'da öpücük anlamına geliyor.
Yumuşak, içten bir öpücük yaz ayları için hissettiklerimizi yansıtıyor. 

 
SANAYI 313’TE TOPLANTIDAYDIM
10.Mayıs.2017
  • food2-719x602.jpg
Aslına bakarsanız bu başlık bana çok şey ifade ediyor. daha fazla oku
Aslına bakarsanız bu başlık bana çok şey ifade ediyor. 
-Burada toplantı yapmanın hayallerini kurduğumuz zamanlar vardı. O zamanlar 313 inşaat halindeydi.
-Toplantılarımızı yemek eşliğinde yapabilir miyiz diye konuşuyorduk aramızda. Müge daha ekibi kuruyor, menüyü oluşturmaya çalışıyordu. 
-Peki ya bu restoranın hareketli olmasını hayal etmek, acaba kimler gelir, plazalardan çalışanlar gelir mi diye düşüncelere dalmak… 
-Bir de toplantı konularımız var ki boyut değiştirdi diyebilirim…
Pazartesi günü Newsletter’ımızı yenilemek için saat 15.00’te toplanacaktık. Enis, Merve Sayar (yeni çalışmaya başladığımız tasarımcımız) ve ben. Kapıdan içeri adımımı attım ve karşımda sıcacık gülümsemesiyle Seçkin Pirim. İlk günden beri bizimler beraber. Sonra yemeklere bakmak üzere yoluma devam ettim ki, yan masada Athena Gökhan iki kişiyle sohbet ediyor. Bir başka masada üç genç kız yemek yiyor. Diğer tarafta o plaza çalışanları… 
Ve açık büfede yemek kalmamış. Hiç önemli değil. Mutlulukla dolup taştım. Ana yemek ve şarabımı söyledim. Ardından da favori tatlım Hindistan Cevizli Fudge Cake’i. Bu sefer içine frambuaz da eklemişler. Muhteşemdi. Toplantı da çok keyifli geçti. 
Geriye dönüp bakınca ne çok yol almışız. Durmak yok. Şimdi aklımda 313’ün gazetesini çıkarmak var… 
 
MÜZİK
10.Mayıs.2017
  • No documents available.
Just For You daha fazla oku
Just For You - J.P. Downintempo
DAVID HOCKNEY’DE İLHAM BULDUM
02.Mayıs.2017
  • THUMB-791x602.jpgModel with Unfinished Self-Portrait 1977
  • 01-791x602.jpgChristopher Isherwood and Don Bachardy 1968
  • AS-791x602.jpgPeter Getting Out of Nick's Pool 1966
  • 02-791x602.jpgBilly + Audrey Wilder Los Angeles 1982
David Hockney ve o içimi açan yüzme havuzları… Hockney’nin işlerini görünce bu denli etkileneceğimi tahmin etmezdim. daha fazla oku
David Hockney ve o içimi açan yüzme havuzları… Hockney’nin işlerini görünce bu denli etkileneceğimi tahmin etmezdim. Belki kızımın bir sergiyi ilk ziyaret edişi, belki ilham arayışı içinde olmam, belki de Hockney’nin işlerinin gözler önüne serdiği sadelik ve incelikti bunun sebebi. 
Beni en çok heyecanlandıran bu kadar gelişmiş bir sanat formunda gerçek insanların gerçek hayatlarını görmekti. Gerçeklik hep etkileyici olmuştur. Hockney’nin işlerinde annesini ve babasını, arkadaşlarını, ortağını ve kendisini gördüm. Sanatçının Los Angeles hakkında hissettiklerini ve şehri nasıl seksi bulduğunu biliyorum artık. 
Ziyaretim sırasında bana en çok ilham veren ise sanatçının gelişen sanat formlarını takip ettiğine tanıklık etmek oldu. David Hockney 1937 doğumlu. Tate Britain’da yer alan Hockney sergisi, sanatçının ilk klasik çizimleriyle beraber, kullandığı değişik sanat araçlarıyla yarattığı işleri de sunuyor. 1980’lerde fotoğraf sanatını kullandı. Küçük Polaroidleri kullanarak değişik bakış açıları ve zamanlama ile hareket yarattı. 2010 yılında Hockney birkaç ekranlı videolar yarattı. Birkaç kamerayı bir araca yerleştirdi ve yol boyunca çekim yaptı. 
Yıllar boyunca pek çok farklı sanat formu kullanmasına rağmen, tüm işlerinde bir bütünlük olduğunu söyleyebilirim. Bu bütünlük hissi, gerçek hayatın yansıtılması ve insanın içini açan görüntüler… Hockney’nin işlerini çok fazla ilham verici buldum. Mutlaka görülmesi gereken bir sergi. 
29 Mayıs 2017’ye kadar Tate Britain LONDRA’da
 http://www.tate.org.uk
RE DELLA FORESTA
26.Nisan.2017
  • masa-791x602.jpg
Son zamanlarda benim de favorim olan, ‘Ormanın Kralı’ anlamına gelen "Re Della Foresta", Enis’in en sevdiği tasarımları arasında yer alıyor. daha fazla oku
Son zamanlarda benim de favorim olan, ‘Ormanın Kralı’ anlamına gelen "Re Della Foresta", Enis’in en sevdiği tasarımları arasında yer alıyor. Sanayi 313’teki varlığını, kendinden iri mobilyaların yanında, tekerlekli bronz ayaklar üzerinde taşıdığı aslan formundaki eski döküm çeşme başları ile etrafına hükmederken fazlasıyla hissettiriyor. Adını da kuvvetinden alıyor.
İki farkı yükseklikteki yüzeyi ve ağırlığından dolayı tabanına konumlandırılan tekerlekleri ile hareket edebilen fonksiyonel bir sehpa olarak sunuluyor.
İYİ Kİ SANAYI 313 BEBEK
05.Nisan.2017
  • 313-791x602.jpg
Müge’nin Sanayi 313 Bebek ile ilgili yazdığı samimi yazı vesilesiyle, günlük çalışma temposunda o minik dükkan içerisinde neler hissettiklerini okumak çok keyifli. daha fazla oku
Müge’nin Sanayi 313 Bebek ile ilgili yazdığı samimi yazı vesilesiyle, günlük çalışma temposunda o minik dükkan içerisinde neler hissettiklerini okumak çok keyifli. 
Uzun bir aradan sonra yeniden yazı yazmaya vakit bulmak gerçekten harika. Sanayi 313 Bebek açıldı ve hepimiz için çok büyük bir adım oldu.
Sabahları 7:30’da yumurtalı ve bol sağlıklı bir menü ile kapılarımızı açıyor, akşamları 21:30’a kadar  büfemizde yemek servis etmeye devam ediyoruz.
Bebek’te var olmak çok keyifli. 
Genelde sabahları 6:30’da Sinem’le dükkana gelip pastane büfesi için hazırlanmaya başlıyoruz. Daha sonra büyüyen mutfak ekibimizden Ece ve Merve’nin gelişiyle salata büfesinin hazırlıkları başlıyor. 
Sanayi 313 Bebek için menüme  yeni tatlar ekledim. Köfte ve kokoreçten ise yoğun istek dolayısıyla vazgeçemedim. 
En sevdiğim ve hayal ettiğim şeylerden birisi minik bir dükkanın içinin pişmiş hamur kokusuyla dolmasıydı. Hayalim gerçek oldu. Bebek dükkanda içeri girdiğinizde bu güzel kokuyu bol bol içinize çekebilirsiniz. 
Yeni karakterlerle karşılaşmak, onların günlük rutinlerinin içine girmek çok keyifli. Sabahları işe gitmeden bize gelip kahve içenlerle ayaküstü ettiğimiz sohbetler beni çok eğlendiriyor. Hafta sonu yürüyüş sonrası gelen çiftler, sağlıklarına ve kilolarına önem veren bayanlar, çikolatalı kurabiye yemek için ağlayan küçük çocuklar… Bebek  dükkan hepimizin hayatına çok güzel bir dokunuş yaptı. Hele ki insanlardan pozitif geri dönüşler alınca, işte o zaman diyorsunuz ki iyi ki yapmışız. İyi ki Enis’le geceleri  mutluluktan, heyecandan uykumuz kaçmış ve iyi ki yeni planlar yapmışız….
POP UP @ DUBAI
04.Nisan.2017
  • 2820-791x602.jpg
Sanayi 313 “Ruhani Bahçe” teması ile, Dubai - Level Shoe District’te baharı altın bir bahçe ile karşılıyor. daha fazla oku
Sanayi 313 “Ruhani Bahçe” teması ile, Dubai - Level Shoe District’te baharı altın bir bahçe ile  karşılıyor. Sanayi 313 Architects, Ruhani Bahçe ile Sanayi 313 kimliği arasında bir bağ kurduklarına inandıkları altın yaprakları bu ayaklıkları tamamlamak için kullandılar. Pop Up, tasarımcıların yer aldığı merkezi bir noktada Nisan ayında 14 gün boyunca sergileniyor olacak. 
BOŞLUĞA YOLCULUK
30.Mart.2017
  • AS-791x602.jpg
  • 2017-03-09-10-19-33-1-791x602.jpg
  • IMG_20170227_152442_427-791x602.jpg
  • IMG_20170308_013420_121-791x602.jpg
  • SAM_8105-791x602.jpg
  • SAM_8260-791x602.jpg
Uzun süredir gezginlerin kitaplarını okuyup sosyal medyada paylaştıkları deneyim videolarını izlemekten kendimi alamıyordum. Doğu Ekspresi de bunlardan biriydi. daha fazla oku
Uzun süredir gezginlerin kitaplarını okuyup sosyal medyada paylaştıkları deneyim videolarını izlemekten kendimi alamıyordum. Doğu Ekspresi de bunlardan biriydi. Doğu olmasından dolayı ve yeterince konforlu olmadığını düşündüklerinden belki, insanlar çok tercih etmiyordu. Ancak bize videolar ve kitaplardan sonra inanılmaz derecede gitme isteği geldi ve yola çıktık… 
Doğu ekspresi Ankara ve Kars arasında hizmet veren bir tren. Güzergahı ise : 
Ankara > Kırıkkale > Kayseri > Sivas > Erzincan > Erzurum > Kars.
“Örtülü Kuşetli” adı verilen dört kişilik kompartımanda yerimizi aldık. Dört kişilik koltuklar açılıyor ve yatak oluyor. Temiz çarşaf, yastık kılıfı gibi şeyler veriyorlar. Her şey gayet konforlu ve temiz.  
Tren 18.00’da yola çıkıyor ve 06.30 gibi Erzincan taraflarında oluyoruz. Dağların kenarından kıvrılan masmavi nehir manzarasına gözümüzü açıyoruz. Hiçbir şeyi kaçırmamak için kafamız cama yapışmış halde yol alıyoruz. Erzurum’a yaklaştıkça manzara kendini bembeyaz uçsuz bucaksız bir boşluğa bırakıyor. Boşluktan ve beyazlıktan gözümüz kamaşıyor. Tam bu sırada kompartımanda Redd’in ‘’Bu boşlukta insan n’apar , canı sıkılır aya dalar‘’ duyulmaya başlanıyor.  Yolculuk 25 saat olmasına rağmen  bir dakika bile canımız sıkılmıyor. 
Gün doğumuyla birlikte gün batımını da trende karşılıyoruz . Gökyüzünün renk değişimi karların üzerine yansıyor. Tadı damağımızda bir tren yolculuğu bittiği için hafif üzgünlükle beraber Kars’a gelmiş olmanın mutluluğunu hissediyoruz.  
Ertesi günün ilk durağı Çıldır Gölü. Gölde bir balıkçı restoranı var. Restoranda çalışan bir Karslı amca bizi karşılıyor. Gölün hikayesini anlatıyor. Göl aralık ayında buz tutmaya başlıyormuş ve nisana kadar böyle kalıyormuş . Buz kalınlığı yaklaşık 50 cm. Göl üzerinde atlar ve kızaklarla geziliyor. Alabildiğine beyaz , alabildiğine boşluk… Beyniniz temizleniyor boşluğa bakarken, dinginleşiyorsunuz. Yolda beyaz tilkiler ile selamlaşıyoruz. 
Sonraki rotamız ise Ermenistan sınırındaki Ani harabeleri. Yaklaşık 8 km’lik bir yürüyüşün sonunda harabelerin tamamını görerek rotamızı tamamlıyoruz. Ani Antik Kenti dünyanın en önemli ticaret yollarından olan İpek Yolu üzerinde bulunuyor. Onuncu yüzyılda Ermeniler tarafından inşa edilmiş. Kentte birbirinden etkileyici kiliseler ve cami kalıntıları bulunuyor. Arpaçay Nehri Ermenistan ve Türkiye arasında doğal sınır görevi görüyor. İnanılmaz etkileyici kocaman bir yarık.. 
Ani Harabelerinden sonra havaalanına dönüyoruz. Boşluk yerini betona bırakıyor ve geri dönüyoruz.  

Gülay Özgün - İç Mimar
MÜZİK
29.Mart.2017
  • No documents available.
Jimi Jules - Moon daha fazla oku
Jimi Jules - Moon
PIRIL ARIKONMAZ
27.Mart.2017
  • Unknown.jpg
  • pzrzl-arzkonmaz-portre-791x602-copy-2.jpg
Pırıl Arıkonmaz ile sohbet daha fazla oku
Pırıl Arıkonmaz ile sohbet
ONUN FAVORİSİ
21.Mart.2017
  • thumb_Sanayi313_Cruise17_0193r_1024-791x602.jpg
Sanayi 313 İlkbahar 2017 Koleksiyonu dükkandaki yerini aldı. daha fazla oku
Sanayi 313 İlkbahar 2017 Koleksiyonu dükkandaki yerini aldı. Geçen hafta, yeni koleksiyonumuzun tanıtımı için bir basın lansmanı düzenledik. Türkiye’deki moda dünyasından pek  çok başarılı isim o gün bizimle beraberdi. Serena’ya koleksiyonundaki favorisini sordular. “Garofano Slipper’lar” elinin ilk gittiği parça oldu. 
ENİS’İN MOOD BOARD’U
16.Mart.2017
  • 791x602.jpg
Enis, beni son hazırladığı Mood Board’u ile Sanayi 313’ün ilk açıldığı günlere götürdü. daha fazla oku
Enis, beni son hazırladığı Mood Board’u ile Sanayi 313’ün ilk açıldığı günlere götürdü. Mood Board’un tam ortasında duran kadın suratını Seda Gazioğlu, henüz 313 açılmadan bizim için çizmişti. Etrafındaki çark Oto Sanayi’yi, güçlü kadın suratı ise buranın değişen yüzünü temsil ediyordu. 
Takım olarak o gün 313 için ne kadar heyecanlıysak, bugün de aynı hislere sahip olduğumuz için hepimizle gurur duyuyorum.
Mood Board’un diğer parçaları ise, yeni satışa sunduğumuz Sanayi 313 İlkbahar Koleksiyonu’ndan seçmeler, kendi ürettiğimiz çikolatalarımız, 313’ün demirbaşları James Plumb yarım ayna ve Kilise bankı kanepe, Enis’in tasarımı General Gordon puflar ve Cathy Dalwood’un Sanayi 313 için özel olarak tasarladığı “Turkish Girl” isimli heykel. Bir de 313’ün merdivenleri ile restoran kısmının vazgeçilmezi çok yönlü tabureler var.
Aslına bakarsanız her bir parçanın ayrı ayrı anısı var bende. 313’ün merdivenleri, buraya ait Instagram’da paylaştığım ilk resimdi. Çikolatalar 313 mutfağından heyecanla evime getirdiğim ilk yemekti. Taburelerin çok kullanışlı olması (kapağı açılıyor ve içine çantanızı koyabiliyorsunuz) dikkatimi çeken ilk öğelerden biriydi.
İlklerin devamına...
ZAMANI İYİ KULLANMAK
15.Mart.2017
  • 791x602-12.jpg
Zamanı iyi kullanmak çok önemli bir konu. Çözüm ise önceliklendirmekten geçiyor. daha fazla oku
Zamanı iyi kullanmak çok önemli bir konu. Çözüm ise önceliklendirmekten geçiyor.
Seyrettiğim bir TED konuşmasından sonra (video ektedir), bazı önerilerle karşılaştım. 
Geleceğe, yılın sonuna yolculuk etmek ve kariyer, aile ve kişisel anlamda kaydedilen hangi gelişmelerin kişiyi mutlu edeceğini yazmak...
Ben de kendiminkileri not ettim:
KARİYER
1) Sanayi 313’ün bloğunu olabilecek en güzel şekilde yazmak.
2) Hamileliğim süresince yazdığım kitabı yayımlamak.
3) Bolca kitap okumak.
AİLE
1) Ailemle iyi zaman geçirmek.
2) Bebeğimi en güzel şekilde büyütmek.
3) Ailemin ruhsal yoldan gelişimine katkıda bulunmak.
KENDİM
1) Spor ve dengeli beslenme ile sağlıklı bir vücut ve zihin.
2) Ruhsal gelişim.
3) Eğitimsel gelişim.

Şimdi zamanımı önceliklerime göre kullanmaya başlayacağım.
 
SANAYI 313 BEBEK SANATLA BERABER AÇILDI
02.Mart.2017
  • 5_791x602.jpg
  • AS2-791x602.jpg
  • thumb_791x602-2.jpg
  • bella-forest-791x602.jpgBella in the Woods
  • east-river-791x602.jpgStudy in Gray
  • jen-portrait-791x602.jpgJen Portrait
Sanayi 313 Bebek kapılarını açtı. Yeni yerimiz için pek çok açıdan heyecanlıyız. daha fazla oku
Sanayi 313 Bebek açıldı. Yeni yerimiz için pek çok açıdan heyecanlıyız. Yepyeni bir konumu var, haftanın her günü saat 21.30’a kadar kapılarımız açık. Artık akşam yemeği servisimiz de var. İçeride büyük bir masa yer alıyor. Bu masayı yabancılarla paylaşıyoruz ve sosyalleşiyoruz. Sanayi 313 Bebek’in önündeki banklarda otururken, İstanbul’un en havalı mahallesinin sokaklarını seyretme fırsatımız da cabası.
Heyecanımız için bir başka sebep ise PG Art Gallery ile yaptığımız birliktelik. Sanayi 313 Bebek’in duvarlarından birinde PG Art Gallery ile birlikte çalışan sanatçıların işleri sergileniyor. Siyah-beyaz fotoğraflarıyla tanınan Maura Sullivan ağırladığımız ilk isim.

Sanatçı hakkında:
Maura Sullivan 1971 yılında Hartford Connecticut’ta doğdu. Şuanda New York, New York’ta yaşıyor. Çalışmaları, Museum of Fine Arts, Houston koleksiyonun bir parçası. Sanatçının çalışmaları, hem solo hem de grup sergilerinde ABD, Arjantin, Hollanda, Polonya ve Türkiye’de sıklıkla sergileniyor. 
CRUISE KOLEKSIYONUNA ÖN BAKIŞ
01.Mart.2017
  • ATELIER-791x602.jpg
Renkli 2017 Cruise Koleksiyonu için heyecanlıyız. daha fazla oku
Renkli 2017 Cruise Koleksiyonu için heyecanlıyız. "Carosello" Slipper eşliğinde Cruise Koleksiyonuna küçük bir ön bakış atalım dedik. 
SERTAB ERENER
24.Şubat.2017
  • Sertab-Erener-dot-dot-dot-791x602.jpg
  • Sertab-Erener-portrait791x602.jpg
Sertab Erener ile sohbet daha fazla oku
Sertab Erener ile sohbet
MEKSİKA'DA ELEKTRONİK MÜZİK
24.Şubat.2017
  • No documents available.
Meksikalı yetenekler, şehirlerinde elektronik müzik faaliyetleri yaratmaya çalışıyorlar. daha fazla oku
Meksikalı yetenekler, şehirlerinde elektronik müzik faaliyetleri yaratmaya çalışıyorlar. 
Resident Advisor'ın yayımladığı kısa belgeseli izleyebilirsiniz. 
Yoksa bir sonra durağımız Meksika mı?
“C”
22.Şubat.2017
  • 4-791x602-2.jpg
  • a-791x602.jpg
Tasarımda kontrasta dikkat çeken Kreatif Direktörümüz Enis Karavil ve ekibi "one of a kind" (benzersiz) objelere imza atmaya devam ediyor. daha fazla oku
Tasarımda kontrasta dikkat çeken Kreatif Direktörümüz Enis Karavil ve ekibi "one of a kind" (benzersiz) objelere imza atmaya devam ediyor.
Karavil’in İngiltere’yi ziyareti sırasında antika fuarından temin ettiği 'oversized' (büyük boy) aynanın bir gün sehpaya dönüşeceğini kendisi de bilmiyordu aslında…
"C" sehpa; pirinç gövdesi ve üzerine oturduğu Dişbudak Ağaç kökünden tasarlanan silindir kaidesi ile farklı materyallerin kuvvetli kontrastını gözler önüne seriyor.
Yüzeyinde konumlanan ayna ile taşıyacağı obje veya ikramlardan güzel bir yansıma görmek tasarım ekibini heyecanlandıran unsurlardan önemli biriydi…
Karavil tarafından saklı tutulan tasarım hikayesinde birden çok sır ve gizemi harmanlayan "C" sehpa, ismini gövdesindeki kemerden alıyor.
ISIRGAN OTLU YERELMASI ÇORBASI
16.Şubat.2017
  • b-791x602.jpg
Yemeklerde saf su kullanmak yerine sebze suyu veya et suyu kullanılması yemeğin tadını çok değiştiriyor. daha fazla oku
Yemeklerde saf su kullanmak yerine  sebze suyu veya et suyu  kullanılması yemeğin tadını çok değiştiriyor. Çoğunlukla endüstriyel mutfaklarda kullanılan bu teknik, ürünlerin ziyan edilmeden tüketilmesine de yardımcı oluyor. Sanayi 313 mutfağında salata büfesini hazırlamada sebze kullanıldığı için mutfakta sık sık sebze kesme ve doğrama işi yapan birilerini görmek mümkün oluyor. Doğradığımız sebzelerin kullanılmayan kısımlarını bir kapta toplatıp gün ortasında kaynatarak elde ettiğimiz suyu, pişirdiğimiz  yemeklere katıyoruz. Aynı şekilde yemekleri lezzetlendirmek için balık kafaları veya et kemiklerini de kaynatarak et suyu elde ediyoruz. Çorba yapımında, makarna yapımında saf su yerine bu aromatik suları kullanmak yemeklerin lezzetini arttırıyor.

Bu yazımda bir çorba tarifi vermek istiyorum. Tarifte de normal su yerine sebze suyu kullanarak lezzeti arttıracağım.


Isırgan otlu yerelması çorbası

Malzemeler:

3 kg yerelması 

2 adet patates

2 adet havuç

2 adet soğan

1 litre sebze suyu 

100 gr tereyağı

Tuz, karabiber

1 bağ ayıklanmış ısırgan otu

Tüm malzemeleri aynı büyüklükte keserek dilimliyoruz. Tereyağı eridikten sonra sebzeleri tencerede biraz pişiriyoruz. Daha sonra içine sebze suyunu ekleyerek kaynamasını bekliyoruz. 
Kaynadıktan sonra tüm malzemelerin piştiğine emin oluyoruz. Genelde 30 dakika sonra sebzeler yumuşamış olacaktır.
Pişmiş sebzeleri blenderden geçiriyoruz. Bir litre sebze suyu kaynama esnasında  azalırsa, üzerine bir miktar daha sebze suyu eklenebilir.
Tencerede kaynamış suyun içine, yıkanmış ve ayıklanmış ısırgan otlarını atıyoruz. Beş dakikadan daha az bir süre suda tuttuğumuz ısırgan otlarını süzgeç yardımıyla çorba tenceresinin içine ekliyoruz. Tekrar blenderden geçiriyoruz. Tuz ve karabiber ekledikten sonra çorba yemeğe hazır hale geliyor.
En sonda ise, süt  ve keçi peynirini karıştırıp çorbanın üzerine dökerek servis ediyoruz. 

Afiyet olsun.

Müge Ergül
MY VALENTINE
14.Şubat.2017
  • ERH_8674-761x602.jpg
14 Şubat daha fazla oku
My Valentine 
BEFORE 1987
08.Şubat.2017
  • Ana-Resim2-791x602.jpg
30 yıl evvel hayata geçirilen fil dişlerinden esinlenen Enis Karavil, “Before 1987” isimli bir kanepe tasarladı. daha fazla oku
Tasarımcı Enis Karavil’in doğum yılından hemen önce sanatçı ve tasarımcı Güngör ile döşemede gerçek bir usta ve zanaatkar olan Abdullah tarafından orijinal fil dişleri tasarlanmıştı. 30 yıl sonra, Enis Karavil ve ekibi tarafından hayata tekrar geçirilen “Before 1987” isimli kanepe, bu orijinal fil dişlerinden esinlenerek, ahşap bir iskelet ile üretim sürecini tamamladı. Üzeri ise, bronz renklerini barındıran, dokunulduğunda süet hissini veren bir deri ile kaplandı.
"EN İYİ ŞEF" ÖDÜLÜNE ADAY GÖSTERİLDİ!
07.Şubat.2017
  • KITCHEN-791x602-1.jpg
Şefimiz Müge Ergül Time Out İstanbul 16. Yeme İçme Ödülleri içerisinde “En İyi Şef" kategorisinde aday olarak yer alıyor. daha fazla oku
Şefimiz Müge Ergül Time Out İstanbul 16. Yeme İçme Ödülleri içerisinde “En İyi Şef" kategorisinde aday olarak yer alıyor. 
Oy vermek için:
www.yemeicmeodulleri.com
ELZA SANAYİ 313 İÇİN TASARLADI
30.Ocak.2017
  • Sanayi313_17_0943-791x602-2.jpg
  • ERH_8203-791x602.jpg
Elza Karavil’in, birkaç yıl önce katıldığı seramik atölyesinde tasarladığı bardaklar Sanayi 313 tarafından tekrar hayata geçiriliyor. daha fazla oku
Görsel yönetim sorumlumuz Elza Karavil’in, birkaç yıl önce katıldığı seramik atölyesinde tasarladığı bardaklar Sanayi 313 tarafından tekrar üretiliyor. Elza small (küçük) ve Elza large (büyük) olarak iki farklı boyuttaki bardaklar hayata geçiriliyor. Küçük boy bardak ile espressonuzu yudumlarken, yan cepteki çikolatanızın keyfini çıkarabilirsiniz. Büyük boy ise sıcak şarap ve tarçın çubuk için tasarlanmış adeta...
THE GET DOWN
25.Ocak.2017
  • TheGetDown_-791x602.jpg
  • AS-791x602.jpg
  • thumb-791x602.jpg
  • the-get-down-l-791x602.jpg
Bir kitap alır seni içine çeker, bazense bir müzedeki o küçük fotoğraf. daha fazla oku
Bir kitap alır seni içine çeker, bazense bir müzedeki o küçük fotoğraf. Değerli anlardır. Bu defa, ilk defa beni dünyasına tamamen çeken bir dizi oldu. THE GET DOWN. 

1970’lerin New York’unda geçen The Get Down, bir grup gencin yaşamları üzerinden hip-hop müziğin doğuşunu anlatıyor. Başrolde Will Smith’in oğlu Justice Smith’i; zeki, yetenekli ve aşık Zeke rolünde görüyoruz. Abayı yaktığı kız Mylene ise disko star olmak için Bronx’u terk etmek, Manhattan’a erişmek isteyen, müthiş bir sese sahip hoş bir kız. Zeke kelimeleri bir araya getirerek müzik yapmakta, piyano çalmakta çok başarılı. O da yeteneğini başka noktalara taşımak istiyor. Aynı grup içinde oldukları arkadaşları da sanatçı ruhlu. Bir tanesi grafiti sanatçısı; Manhattan’dan gelen treni boyuyor, diğeri DJ... 
Henüz dizinin üçüncü bölümünü bitirdim. Gençlerden bazılarının ünlü olacaklarına dair tüyolar var. Bu yolda yaşananlar o kadar samimi bir dille anlatılıyor ki, etkilenmemek mümkün değil. 
Masumiyete geri dönüş için mutlaka tavsiye ediyorum. 

Editörden
TAMER YILMAZ
25.Ocak.2017
  • 791x602.jpg
  • IMG_9266-791x602.jpg
Tamer Yılmaz ile sohbet daha fazla oku
Tamer Yılmaz ile sohbet
SERENA’NIN NEW YORK’U
17.Ocak.2017
  • 791x602.jpg
Serena'nın New York'u; bir günü ve favori adresleri... daha fazla oku
New York’ta bir günü...
“Tribeca’dan yola çıkıp, Mott Sokağında bulunan Cafe Gitan’da sabah kahvaltımı yaparım. Ardından hazır Nolita bölgesine gelmişken oradaki vintage dükkânları gezip  Soho’da dolanırım. Ana cadde olan Broadway’den  uzak dururum. Ana caddeler çok kalabalık oluyor. Ara sokaklara girip çıkarım. Keşifler yapmayı, hatta kimi zaman sokaklarda kaybolmayı tercih ediyorum.
West Broadway’den Bar Pitti’ye yürürüm . Öğlen yemeğimi orada, dış kısımda arkadaşlarımla birlikte yerim. Yemek lezzetli, ortam ise eğlenceli oluyor.  Ardından metroya binip Central Park’a ve  parkın içinden yürüyerek Guggenheim Müzesine giderim. Müzeyi gezdikten sonra yine metroyla Downtown’a dönerim. Arkadaşlarımla gideceğim, New York’un klasiklerinden olan Mr.Chow’da akşam yemeği için hazırlanırım. Geceyi Blond’da içki içerek sonlandırırım." 

Favori adresleri...
“Favori restoranım Bar Bitti. Öğle yemekleri için, özellikle de hava güzel olduğu zaman ideal bir yer.
Mercer Kitchen’da yukarıda oturmak her zaman hoşuma gider; özellikle Soho’da gezerken kahve molası burada çok keyifli oluyor.
Gugenheim Museum’un mimari yapısı her zaman beni etkilemiştir.
 Moma Museum ve Moma Museum dükkânını gezmek  hoşuma gider.
Kirna Zebate ve Bergdorf Goodman en sevdiğim dükkânlar.
Vintage dükkânlar için Nolita ve  East Village’da dolaşmayı seviyorum. 
 Metropolis Vintage ve Amarcord Vintage Fashion favori vintage adreslerim.
Chelsea’de küçük sergileri gezmekten ve farklı sanatçılar keşfetmekten keyif alırım.
Tomeo Sushi bana göre en iyi sushi restoranı fakat atmosferden bir beklenti olmamalı, sade ve rahat bir yer. Pazar akşamı gitmek için ideal.
Angelika Film Center her zaman keyifle gittiğim, sanat filmlerini seyrettiğim sinema salonu.
New York Library muhteşem bir mimari, hayallere dalıp saatlerce kitaplar arasında araştırma yapabilirim.
Unique Square Market taze ve lokal ürünler, aynı zamanda taze çiçek bulmak için idealdir. Parsons’da okurken, buradan çiçek alıp metroya biner Soho’daki evime giderdim.
Whitney Museum Meatpacking kesinlikle görülmeli.”
313 CATERING
11.Ocak.2017
  • _DSF8968-791x602.jpg
"Sanayi 313'te yediğim o burgeri, eve çağıracağım misafirlerin de tatmasını isterim." daha fazla oku
"Doğumgünüm için o pastadan istiyorum. Sanayi 313'te yediğim o burgeri, eve çağıracağım misafirlerin de tatmasını isterim." Şimdi, vermeye başladığımız catering hizmeti buna olanak sağlıyor. 
313 KLASİKLERİ
04.Ocak.2017
  • THUMBBorsalino-791x602.jpgBorsalino Şapkalar
  • AS-791x602.jpgSerge Lutens Mumlar
  • Cire-trudon-791x602.jpgCire Trudon Mumlar
  • MarkCross021015_0043-791x602.jpgMark Cross Çantalar
  • sanayi313_LV_local.jpgLouis Vuitton Bavullar
313'ün klasiklerini bir araya getirdik. daha fazla oku
Klasikler hiçbir zaman gözden düşmez. 
İşte 313'ün klasiklerinden oluşan bir köşe.
Louis Vuitton bavullar, Borsalino şapkalar, Serge Lutens parfümler, Cire Trudon mumlar ve Mark Cross çantalar.
 
TUNES
02.Ocak.2017
  • No documents available.
2017'de müzik ve umutlar. daha fazla oku
2017 yılında müziğin keyfini çıkarabilmeyi umut ediyoruz. 
MUTLU YILLAR
30.Aralık.2016
  • IMG_1629.jpg
Mutlu Yıllar... daha fazla oku
Mutlu Yıllar... 
ENİS KARAVİL - ANDREW MARTIN TASARIM ÖDÜLLERİNE ADAY OLDU
27.Aralık.2016
  • 1.jpg
  • 5.jpg
  • 4.jpg
  • 3.jpg
  • 6.jpg
  • 7.jpg
  • 2.jpg
Sanayi 313 Maslak ile Enis Karavil, 2016 Andrew Martin Tasarım Ödüllerine aday gösterildi. daha fazla oku
Sanayi 313 Architects dünyanın dört bir yanında projeler yapmaya devam ediyor. Ana projeleri olan Sanayi 313 Maslak ile Enis Karavil, 2016 Andrew Martin Tasarım Ödüllerine aday gösterildi. Bu yıl ödülü 77 yaşında olan Nicky Haslam kazandı. Haslam, Mick Jagger, Bryan Ferry ve Charles Saatchi gibi pek çok ünlünün evinin tasarımını yaptı. 
Bu ödüle adaylığına laik görülmenin gelecek için çok iyi bir işaret olduğuna inanıyor, Andrew Martin Design Review kitabında yer almaktan onur duyuyoruz.
BALKABAKLI KEK
24.Aralık.2016
  • 20161213-791x602.jpg
Şu aralar kekin balkabaklısı çoğumuza hitap edebilir! daha fazla oku
Şu aralar kekin balkabaklısı çoğumuzun iştahını açabilir. Bir de Sanayi 313 mutfağından çıkmışsa, hayır demek gerçekten zor. 
MERT ASLAN
23.Aralık.2016
  • mert-aslan-dot-791x602.jpg
  • mert-aslan-791x602.jpg
DOT DOT DOT daha fazla oku
Mert Aslan ile sohbet
ZARINA MULELAR & SLIPPERLAR
19.Aralık.2016
  • 791x602-3.jpg
  • 791x602.jpg
  • 791x602-2.jpg
Zarina süsü Sanayi 313 Çanta & Ayakkabı Koleksiyonunun olmazsa olmaz parçalarından biri oldu. daha fazla oku
Zarina altından anlamını taşıyor.

Zarina süsü Sanayi 313 Çanta & Ayakkabı Koleksiyonunun olmazsa olmaz parçalarından biri oldu. 
Çarpıcı çiçeksi bu süsleme, parıltılı siyah ve altın kat kat dokuma ve  ince işçilikle yapılmış bir topun tam ortaya yerleştirilmesinden oluşuyor. Bu top Zarina’ya mükemmel bir üç boyutlu görüntü katıyor. Zarina Mulelar da, Slipperlar da bir gece çıkışı için ideal seçim olur. Aynı zamanda sade bir görünümü yukarı taşımak için de çok uygunlar. 
Beklemede kalın... “Zarina’yı” önümüzdeki sezon farklı siluetlerde ve renklerde daha çok göreceğiz. 
SANAYİ 313 KITCHEN
11.Aralık.2016
  • 313-791x602.jpg
Sanayi 313 Kitchen çok yakında Bebek'e geliyor. daha fazla oku
Sanayi 313 Kitchen çok yakında Bebek'e geliyor. Takipte kalın!
ERİYEN GEZEGENLER X SANAYİ 313
09.Aralık.2016
  • 791x602.jpg
Sanatçı Ali Emir Tapan'ın Sanayi 313'e özel olarak tasarladığı takı koleksiyonunu kutluyoruz. daha fazla oku
Mistik, şiirsel, hayal, gerçek, gündelik ve zamansız.
Dazed Digital'in yayımladığı; İstanbul'un yükselen sanat merkezi olarak gösterildiği makalede, parlayan yıldız sanatçılardan biri olarak yer alan Ali Emir Tapan, Sanayi 313 için gümüş, mine ve elmaslardan gezegenler tasarladı. Teklifi baştan çıkarıcı, kafa karıştırıcı ve ilham verici: “Eriyen gezegenlerden birine yerleşmeye, zamanın katı kabuğunu üzerinden silkelemeye var mısın?”
Sanatçı koleksiyonunu, “İstersen bu gezegenlerden birine yerleşebilirsin. Bu gümüş gezegenler, sen onların üzerinde yaşadıkça, hayatına göre tonlarını dönüştürecekler. Eğer izin verirsen, katı ve sıvı arasındaki ebedi halleriyle, zamanın katı kabuğunu üzerinden silkeleyip, kendi akışını bulmana yardımcı olabilirler” şeklinde özetliyor. 
 
“BEYKOZ” PROJE
06.Aralık.2016
  • IG1-791x602.jpg
  • IG2-791x602-2.jpg
  • IG-791x602-2.jpg
  • IG3-791x602-2.jpg
  • IG4-791x602.jpg
  • IG5-791x602.jpg
Sanayi 313 Architects, son projeleri “Beykoz Evini” anlatıyor. daha fazla oku
Sanayi 313 Architects, son projeleri “Beykoz Evini” anlatıyor. 
 
Ev sahibinin sanat koleksiyonunun evin ana renklerine hakim olmasına önem verdik. Beyazın sakinliğinden faydalanarak doğal renkler ile ilerledik. Sade ve dinamik bir baz yaratmayı hedefledik. Cam, mermer ve ahşap kullandığımız materyallerin başında geliyor. Şömine bölümü yuvarlak hatlara sahipken, ana oturma bölümünün keskin ve küt hatlara sahip olması güzel bir kontrast yaratıyor.
Fausto Zonaro, Fikret Mualla, Ergin İnan, Nedim Günsür, Erol Akyavaş, Halil Altındere, Burhan Doğançay, Koray Eriş, Julian Opie ve Yaşam Şaşmazer imzalı sanat eserlerini, evdeki Paul Evans bronz döküm sehpa, Dominique Imbert şömine ve ev sahibinin isteği üzerine tasarladığımız “Bubi” sehpa koleksiyonu tamamlıyor.
MÜZİK
29.Kasım.2016
  • No documents available.
Yılbaşı Gecesi için Müzik Listesi daha fazla oku
Yılbaşı Gecesi için Müzik Listesi
GARCIA’NIN ARKASINDAKİ HİKAYE
28.Kasım.2016
  • garcia-791x602.jpg
  • garcia-mules-791x602.jpg
Christmas gecelerinde, stilimizi Garcia Slipperlar veya Mulelarla ortaya koyalım. Tabii, Garcia’nın hikayesini de öğrenelim. daha fazla oku
Christmas gecelerinde, stilimizi Garcia Slipperlar veya Mulelarla ortaya koyalım. Tabii, Garcia’nın hikayesini de öğrenelim.   

Metal iplikler teker teker bir araya getiriliyor. Ortaya özenle düzenlenmiş püskül sıraları çıkıyor. Metal iplik sanatı büyük titizlikle hayata geçiyor. İlk etapta kumaşların tabanına ustalar ana çizgileri çiziyor. Ardından tüm metal iplikler değişik renklerle boyanıyor ve son olarak dokuması ve dikişi gerçekleştiriliyor. Metal ipliklerin eyer parıltısıyla geceye damganızı vurabilirsiniz. Garcia’lar acayip bir şekilde eşsizler. Bize 18. yüzyıl antikalarını, kraliyet mobilyalarını ve Fransız Şatolarına ait perde ve duvar kağıdı dokumalarını hatırlatıyor. 
ZEYNEP ÖZYILMAZEL
24.Kasım.2016
  • zeynep-pdf-791x602.jpg
  • zeynep-791x602.jpg
DOT DOT DOT daha fazla oku
Zeynep Özyılmazel ile sohbet
 
Gözler Tamamen Kapalı!
16.Kasım.2016
  • slipper-791x602.jpg
Misti Slippers - Gözler tamamen kapalı daha fazla oku
Misti Slipperlar ile gözler tamamen kapalı...
313'ÜN YENİSİ
07.Kasım.2016
  • mocasino-791x602.jpg
Sanayi 313'ün yenisi Borsalino şapkalar. daha fazla oku
Sanayi 313'ün yenisi Borsalino şapkalar, kışın geldiğini simgeler nitelikte. 1857'den beri geleneğin peşinden giden Borsalino, kalitesiyle ayrışıyor. Her bir parça İtalya'da yapılıyor ve çok belirgin bir tarza sahip oluyor. 

www.borsalino.com
2017 YAZ KOLEKSİYONU GÖRÜCÜYE ÇIKTI
28.Ekim.2016
  • street-style-791x602.jpgTomasi Taylor Sanayi 313 sandaletlerle
  • 3-791x602-1.jpgNasiba Adilova Sanayi 313 slipperlarla
Sanayi 313 Atelier Yaz 2017 Koleksiyonu Paris ve Milano Moda haftalarında görücüye çıktı. daha fazla oku
Sanayi 313 Atelier Yaz 2017 Koleksiyonu Paris ve Milano Moda haftalarında görücüye çıktı. 
Tomasi Taylor ve Nasiba Adilova moda haftalarında havalı Sanayi 313 ayakkabılarıyla görüldüler. Sanayi 313 tasarımlarını rahat, günlük jeanlerden tutun da, moda haftalarının ön sıralarındaki kıyafetlere kadar  tamamlarken görmek her zaman mükemmel oluyor. 
BURCU ESMERSOY
27.Ekim.2016
  • dot-791x602.jpg
  • be-791x602.jpg
DOT DOT DOT daha fazla oku
Burcu Esmersoy ile sohbet
İLHAM DOLU BİR HAFTA – LONDRA
27.Ekim.2016
  • IG-Herve-Van-der-Straeten-PAD.jpgPAD Art Fair - Herve Van der Straeten
  • IG-Francois-Xavier-Lalanne-PAD.jpgPAD Art Fair - Francois Xavier Lalanne
  • IG-Serge-Mouille-PAD.jpgPAD Art Fair - Serge Mouille Collection
  • IG-Calder-Frieze-Masters.jpgFrieze Masters - Calder
  • IG-Frieze-Entrance.jpgFrieze Art Fair - Entrance
  • IG-Lucian-Freud-Frieze-Masters.jpgFrieze Masters - Lucian Freud
  • IG-Hans-Peter-Feldman-Frieze.jpgFrieze - Hans Peter Feldman
  • IG-Resignation-Taner-Ceylan.jpgTaner Ceylan - Resignation
  • IG-I-Love-You-Taner-Ceylan.jpgTaner Ceylan - I Love You
  • IG-Marc-Newson-Carpenters-Workshop-Gallery.jpgCarpenters Workshop Gallery - Marc Newson
Sanayi 313 Architects, tasarım fuarlarını ve sergileri ziyaret etmek üzere bu ay Londra’daydı. daha fazla oku
Sanayi 313 Architects, tasarım fuarlarını ve sergileri ziyaret etmek üzere bu ay Londra’daydı.
Dünyanın dört bir yanından değişik tasarımcı ve sanatçılarla tanışma fırsatı yakaladık. 
İlham dolu haftamıza PAD Art ve Londra’daki Design Fair (Tasarım Fuarı) ile başladık. Nefes kesiciydi. PAD’de Sanayi 313’te tasarımları yer alan sanatçıları görmek de ayrıca güzeldi. JamesPlumb ile görüştük, Serge Mouille’nün vintage aydınlatma serisini inceledik. 
Frieze ve Frieze Masters da ziyaretlerimiz arasındaydı. Frieze Masters her yıl olduğu gibi, Fontana, Magritte, Calder ve Dali gibi sanatçıların eserleriyle büyüleyiciydi. Frieze ise Anish Kapoor ve Alex Katz gibi isimlerle Modern Sanatın öncüsüydü. Bu fuardaki favori sanatçımız Hans-Peter Feldman oldu. 
Taner Ceylan’ın Sotheby’s S2 Gallery’deki “I Love You” isimli sergisini görmek gurur vericiydi. Herkes Ceylan’ın son derece gerçekçi detaylarına tanıklık etmeli. 
Carpenters Workshop Gallery Mayfair, Londra’da koleksiyon tasarımların 10. yılını kutladık. Her geçen yıl tasarımın daha da önem kazanmasına şahit olmak heyecan vericiydi. Vincenzo De Cotis’in sınırlı sayıda üretilmiş mobilya serisinin özel gösterimine de katıldıktan sonra haftamızı tamamlamış olduk. 
TÜM GÜN BRUNCH
26.Ekim.2016
  • ERH_9577-791x602.jpg
  • ERH_9620-791x602.jpg
  • ERH_9672-791x602.jpg
Cumartesi günleri, Sanayi 313’te “Tüm Gün Brunch” günü. daha fazla oku
Cumartesi günleri, Sanayi 313’te “Tüm Gün Brunch” günü. 
Mevsimsel lezzetler brunchlarımızı özel kılıyor. Tereyağımız Rize’den, yumurtalarımız Bolu Karaağaç’tan, peynirimiz ise Alaçatı’dan geliyor. Bugünlerde brunch menüsünün öne çıkanları avokadolu, pırasalı ve domates & fesleğenli çırpılmış yumurtalar. 
Cumartesi günleri sürpriz canlı müzik performansları da olabiliyor...
MÜZİK
26.Ekim.2016
  • No documents available.
Kasım Ayı Seçkisi - Eternal Soul daha fazla oku
Kasım Ayı Seçkisi - Eternal Soul
TRIPEDAL
18.Ekim.2016
  • 1-791x602.jpg
  • 2-791x602.jpg
  • 3-791x602.jpg
  • Ana-Resim-791x602.jpg
Enis Karavil ve takımı Sanayi313 Architects tarafından tasarlanan Tripedal vitrin, eski dökme demir ayaklarla ceviz ağacından yapılmış vitrin tezgahını eğimli tahta bir tabanın üzerinde bir araya getiriyor. daha fazla oku
Enis Karavil ve takımı Sanayi313 Architects tarafından tasarlanan Tripedal vitrin, eski dökme demir ayaklarla ceviz ağacından yapılmış vitrin tezgahını eğimli tahta bir tabanın üzerinde bir araya getiriyor. Tripedal (üç ayaklı karga) farklı mitolojilerde geçen bir yaratık aslında. Doğu Asya kültürlerine göre Güneşi simgelediğine de inanılıyor. Karavil bu mitolojik figürü modern fikirleriyle birleştiriyor ve “Sanayi313 Seçkilerinden” değerli parçaları bu vitrinde, Güneşi çağrıştıran doğal bir ışık eşliğinde sergiliyor. 
EL YAPIMI FARKLI KILAR!
05.Ekim.2016
  • Cigno-Slippers-791x602.jpg
  • AS-CIGNO-FLAP-BAG-791x602-2.jpg
  • CASCATA-HIGH-HEEL-FRONT-791x602.jpg
  • Thumb-CASCATA-HIGH-HEEL-SIDE-791x602-2.jpg
Kendine özel bir parçayı giymeyi kim istemez? daha fazla oku
Kendine özel bir parçayı giymeyi kim istemez? Sanayi 313 Ayakkabı & Çanta koleksiyonu dünyanın dört bir yanındaki zanaatkârlık atölyelerinde geleneksel ustalıkla hayata geçtiği için, aynı deseni veya kumaşı yakalamak neredeyse imkansız. Her ayakkabının üzerindeki dokuma işlemi 36 ila 60 saat arası sürüyor. 
Bu sezonun favorileri CIGNO ve CASCATA modelleri çok özel... CASCATA topuklarınızda dans ederken ilgi odağı olabilirsiniz. CIGNO çantayı taşıyacak olursanız eğer, herkes peşinizde olacak!
Bu sezonun tadını kendiniz gibi olarak; özel ve farklı  bir şekilde çıkarın!
3. İSTANBUL TASARIM BİENALİ
04.Ekim.2016
  • THUMB-ve-IG-Tasar-c2-a6m-Bienali_McRae__Lucy_1-791x602.jpg
IKSV’nin gerçekleştirdiği 3. İstanbul Tasarım Bienali insan ve tasarım arasındaki ilişkiye odaklanıyor. daha fazla oku
IKSV’nin gerçekleştirdiği 3. İstanbul Tasarım Bienali insan ve tasarım arasındaki ilişkiye odaklanıyor. “Biz İnsan mıyız? : Türümüzün Tasarımı: 2 saniye, 2 gün, 2 yıl, 200 yıl, 200.000 yol” başlığı altında 2 saniyeden 200.000 yıla uzanan bir zaman dilimine yayılacak bienal, 22 Ekim – 20 Kasım arasında ücretsiz olarak gezilebilir. Şehre sanat geliyor!
UMBERTO DATTOLA TASARIMI HEYKEL
03.Ekim.2016
  • 2209-sanayi-791x602.jpg
“İşim duyuyu, güzeli ve doğruyu olabilecek en gerçekçi şekilde araştırmak; bir şeyler yaratmak,” diyor İtalyan sanatçı Dattola. daha fazla oku
“İşim duyuyu, güzeli ve doğruyu olabilecek en gerçekçi şekilde araştırmak; bir şeyler yaratmak,” diyor İtalyan sanatçı Dattola.
Sanayi 313’te yerini alan Dattola imzalı bu parça hakkında:
“Şekil değiştiren, uzun bacaklarıyla gökyüzüne doğru uzayan mobilyalar sanat eserlerine dönüşüyor. Her parça, sahibiyle kurulan duygusal ilişkiye ışık tutan bir hikayeyle birleşiyor. Sonuç zanaatkarlığın hikayelerle birleştiği tümleşik bir gösteri oluyor.” 
ALİ TUFAN KOÇ
28.Eylül.2016
  • Ali-Tufan-dot-dot-791x602.jpg
  • Ali-Tufan-Koc-portre-791x602.jpg
DOT DOT DOT daha fazla oku
Ali Tufan Koç ile sohbet
PALAMUT SEZONU AÇILDI!
26.Eylül.2016
  • PALAMUT2-791x602.jpg
  • PALAMUT-1-791x602.jpg
Av yasağının kalkması ile birlikte balık tezgahları rengarenk görünüyor. Bu dönem başlayınca beni en çok heyecanlandıran balıklardan birisi ‘palamut’. daha fazla oku
Av yasağının kalkması ile birlikte balık tezgahları rengarenk görünüyor. Bu dönem başlayınca beni en çok heyecanlandıran balıklardan birisi ‘palamut’. Karadeniz ve Marmara Bölgelerinde yetişen palamudun sezonu eylül ayının başından şubat ortasına kadar sürüyor. Kasım ve aralık aylarında ise en lezzetli dönemini yaşıyor. Palamudun boyutuna göre ismi de değişiklik gösteriyor.
Öncelerde küçük boylarda (20-30 cm) olan palamuda ‘çingene palamudu’ ismi veriliyor. Çingene palamudu küçük olduğu  için çok yağlı değil. Zamanla, boyu büyüdükçe yağlanıyor ve lezzeti artıyor. Çingene palamudunun ızgarasını çok önermiyorum. Bana fazlasıyla kuru geliyor, yanına mutlaka bir sos gerekiyor. 
Palamut biraz büyüyüp, 30-40 cm boyuna ulaştığında orijinal ismini alıyor. İşte o zaman lezzetli bir balık oluyor. Yağlanmış olan palamut özellikle bu haliyle Sanayi 313 menüsünün ve benim  vazgeçilmezimiz. Bu dönemde daha çok ızgara servis etmeyi tercih ediyorum. Püf nokta,  balığın kuru olmaması için ızgara üzerinde dikkatli pişirilmesi. 
50-60 cm büyüklüğündeki palamutlar ise ‘torik’ adını alıyor. İşte bu balığın en yağlı zamanı oluyor. Genelde tuzlama ve lakerda yapılarak tüketiliyor. Sanayi313 menüsü için bu fikri biraz geliştirdim. Alanya pazarından aldığım avokadolardan turşu yaptım. Turşu için çok heyecanlıyım. Özel davetlerde lakerda ile servis etmeyi düşünüyorum. Balığı ekşili ve tuzlu şeylerle tüketmeyi çok seviyorum.
Sanayi313 menüsüne yeni giren palamudu, henüz tam yağlanmadığı için ev yapımı bir mayonez ile servis ediyoruz. 
Hem kolay hem de çok lezzetli olan bu mayonezin tarifini paylaşmak istiyorum. Bu sosu sadece balıkla değil, yaptığınız sandviçlerin içine koyarak da lezzetli bir fark yaratabilirsiniz.


Zerdeçallı, haşhaşlı ev yapımı mayonez

Malzemeler:

2 adet yumurta sarısı
500 ml zeytinyağı
½  limon suyu
1 çay kaşığı zerdeçal
1 yemek kaşığı haşhaş tohumu
4 adet salatalık turşusu (minik küpler halinde doğranmış)
¼ bağ dereotu (ince doğranmış)
1 paket Frenk soğanı
2 diş sarımsak (rendelenmiş)


İki adet yumurta sarısına zeytinyağını yavaş yavaş ekleyerek  mikser yardımıyla çırpıyoruz. Mayonez kıvamına geldikten sonra limon suyunu ekliyoruz. Limon suyu eklememizin nedeni sadece ekşilik vermek değil. Yumurta çiğ olduğu için içine koyulan asitli limon suyu bakteri oluşumuna karşı bir önlem oluyor.
Daha sonra kalan tüm malzemeleri mayonezin içine karıştırıp ızgarada pişirdiğimiz palamutlarla birlikte servis ediyoruz. 
Menüdeki yeni favorilerimden birisi de bu! Bu yazıyı yazdıktan sonra gidip bol soslu ızgara palamut yemem şart oldu…

Müge Ergül
HILLSIDEOUT İMZALI NEOKLASİK MOZAİK İSKEMLE
10.Eylül.2016
  • 791x602.jpg
Neoklasik sandalye, ilhamını “su” elementinde bulan Hillsideout’a ait mozaik mobilya koleksiyonunun bir parçası. daha fazla oku
Neoklasik sandalye, ilhamını “su” elementinde bulan Hillsideout’a ait mozaik mobilya koleksiyonunun bir parçası. 
Ceviz ağacı ve siyah abanoz ağacından yapılmış sandalyenin kökleri 20. yüzyılın başlarına, İtalya’ya dayanıyor. Orijinal oturma bölgesi renkli mozaik ve transparan pleksi cam ile restore edildi. Sandalyeye, antika kakmacılık işi ve oyma süsler özel bir güzellik katarken Barok, Rokoko ve Gotik stiller simgeleniyor. Böylelikle zarafet ve gücü temsil eden Neoklasik bir stil olarak karşımıza çıkıyor. Bu parça aslında minyatür sanatında klasik bir mimari olarak tanımlanabilir. 
Sandalyedeki transparan dokunuş, antika sandalyelerin kullanışına yeni bir yön kazandırıyor. Bu da sandalyeyi modern ve daha da özel bir parça haline getiriyor. 

Boyutlar: Uzunluk 44 cm x Derinlik 43 cm x Yükseklik 91 cm / Sanayi 313 özel edisyon

www.hillsideout.com