Yetenekli insanlar, tutkulu oldukları herhangi bir konu üzerine bir aşk mektubu kaleme alıyorlar. Dünyanın daha çok aşka, daha çok aşk mektubuna ihtiyacı var.
Sevgili Çıtlık Ağacı,

Önce asırlık, bilge, bereketli zeytinleri gösterdiler.
Zeytine âşık olmak zor değil, ama seni sevmek için bakmayı değil görmeyi bilmek, ilk görüşte aşka değil zamanla gelişen sevgiye inanmak gerekirmiş.
Zarif yaprakların, minik siyah meyvelerin, beyaz gri kamuflaj deseniyle kuzey soğuklarını seven Huş ağacına benzeyen gövden ile zeytinlerin arasında kendine yer bulmuşsun. Her yerini yabani ve dikenli böğürtlenler sarmış.
“Tanıştırır mısınız bizi?” diye sorduk.
“O mu? O çıtlık ağacı, çitlembik ağacına çıtlık denir bizim buralarda, bu köyün adı da zaten Çıtlık” dediler.

O gün orada seninle sonsuza kadar yaşamaya karar verdik.
Kendi cennetimizi senin yanında kurmak istedik.
Seni, toprağını, sırtındaki çam ormanlarını, gölgeni, bereketini, zeytinlere komşuluğunu sevdik.
Böğürtlenler temizlendi, endamın açığa çıktı, saçlarını taradık, üstünü başını düzelttik, birbirimizi tanımaya başladık, meyvelerinin Perma Kültür’de nasıl da özellikle kuşlar için faydalı olduğunu, biraz kıskanç olduğun için eteklerinde Patlıcangiller dışında pek de bir bitki istemediğini , hiç bakım talep etmediğini, esnek ve estetik dallarından sopalar, nazara karşı kolyeler yapıldığını, meyvelerini çocukların üfürtüp birbirini şişlemek için topladıklarını, en önemlisi de yakıcı yaz öğlesinde eteğindeki hamakta huzurlu siesta yapmamız için nasıl da gönüllü olduğunu anlattın bize.

Sonra esas adını öğrendik, “Celtis Australis”.
Meğer mitolojide bile bir hikayen varmış.
Bizim cahilliğimizmiş seni bunca zaman tanımamak.
Meyvelerinden yiyen seni terk edemezmiş. Üstelik biz meyveni yemeden bile yakınlarından ayrılamaz olmuştuk. Meğer bizi çarpıcı bir güzellikle değil, inceden inceye meziyetlerinle kendine aşık edecekmişsin!

Bir de doğurganlığın var ki her meyven, yeni bir sen olmaya aday. Şu an bahçemiz bir parmak boyunda Çıtlık bebeleri ile dolu. Seni tanıdıkça sevdik, büyülendik, âşık olduk. Bir gün burada, ya da burada bir gün ölürsek sana besin olmak için dibine gömülmek en güzel sezon finalimiz olacak. Seninle bir ömür geçirmeye geldik.
Bizi kabul eder misin sevgili Çıtlık ağacı?

FROM THE ARCHIVES
FEASTS
FINDS
CASE SERIES
ALL ARCHIVES
FROM THE ARCHIVES
FEASTS
ELMAS KATLAMA

Dört adımda peçeteyi doğru kullanma sanatı.

FINDS
THE BARBICAN CENTRE

Brütalist mimarinin en iyi örneklerinden biri olan The Barbican Centre acımasız bir çirkinlik abidesi mi yoksa mimari bir cevher mi?

CASE SERIES
ANI(T)SAL TAHRİBAT

İstanbul’da sanatın en yoğun yaşandığı ay eylül, benim için ANI(T)SAL TAHRİBAT sergisiyle başladı.

BLACKOUTS
SEGOVIA

Medina del Campo’da İspanya’nın tarihini sokaklarında, halka açık yerlerinde ve şehir merkezindeki üst üste dizilmiş binalarında yaşayabilirsiniz. İspanya Kraliçesi Isabella’nın şehrine siyah-beyaz bir bakış…

LOVE LETTERS
FEM GÜÇLÜTÜRK

Botanist FEM GÜÇLÜTÜRK’ün Çıtlık Ağacına yazdığı aşk mektubu aşkın sınırlarını aşıyor.

SENSES
AYŞE BOYNER

Ayşe Boyner’in yüksek enerjisi tüm duyularına yansıyor.

CITIZENS
NURAY ADA

En yakın dost, şehre yakın kaçış noktası, rahatlatan derin bir nefes, belki de bir avuç çamurun aldığı şekil…