İYİ YAŞANMIŞ BİR ÇİFT HAYAT TARİHİ BİR MÜZAYEDEYE DÖNÜŞÜYOR
90’ların ikonik renkli kozmetik markası By Terry’nin kurucusu Terry de Gunzburg ve uluslararası arenada saygın bir kariyere sahip moleküler biyolog eşi Jean de Gunzburg’un 40 yılı aşan birikimlerinden süzülen koleksiyon 22 Nisan’da Sotheby’s’in düzenleyeceği açık artırmayla yeni sahiplerine ulaşıyor.
Kendi alanlarında devleşmiş iki isim olan Terry ve Jean de Gunzburg; açık artırmaya çıkarma kararı aldıkları koleksiyonlarını “Bir hayata eşlik etmiş eşyalar.” olarak tanımlıyor. Yakın dostlarına göreyse ünlü dekoratör Jacques Grange önderliğinde şekillendirdikleri Upper East Side’daki evleri ‘dışarıdan New York içeriden Paris ruhunu yansıtıyor.’ Burada Jean-Michel Frank imzası taşıyan koltukların altında bir Ruhlmann halısı ışıldarken Jean Royère koltuğun yanında Giacometti elinden çıkmış bir vazo günlük hayata karışıyor. Bu evde görülen hiçbir şey bir vitrin objesi değil, her şey birbiriyle diyalog halinde. De
Gunzburg koleksiyonu Art Deco’dan savaş sonrası modernizme uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Claude ve François-Xavier Lalanne, Jean Royère, Alberto Giacometti, Alexandre Noll, André Groult, Eugène Printz, Paul Dupré-Lafon, Jean Dunand, Émile-Jacques Ruhlmann ve Armand-Albert Rateau gibi Fransız ustaların yoğunlukta olduğu mobilya ve objeler; Mark Rothko, Pablo Picasso, Agnes Martin, Paul Klee ve Robert Ryman’ın sanat eserleriyle buluşuyor. Sotheby’s 20. yüzyıl Tasarım Başkanı Jodi Pollack’a göre koleksiyonu istisnai kılan şey tam da burada: de Gunzburg’ların, Royère ve Noll gibi isimleri tamamen içgüdüleriyle, piyasa henüz onların farkına varmadan çok önce desteklemeye başlamış olmalarında gizleniyor..
“Biriktirmek; içgüdülerimizin, merak duygumuzun ve bizi derinden etkileyen işlerle birlikte yaşama heyecanının yönlendirdiği bir yolculuktu.”
— Jean ve Terry de Gunzburg
HİKAYESİ OLAN NADİR PARÇALAR
Satışın en çok beklenen lotu 10-15 milyon tahmini değerle Claude Lalanne’ın Yves Saint Laurent ve Pierre Bergé’nin Paris konutundaki Salon de Musique için hazırladığı on beş aynadan oluşan enstalasyon oluyor. Hiç şüphesiz, bu aynalar yalnızca birer nesne değil, bir çağın mitolojisini taşıyan parçalar. Jean Royère’in ikonik ‘Ours Polaire’ kanepe ve koltuklarının her biri 600.000–800.000 dolar, Alexandre Noll’un maun dolapları 700.000–1 milyon dolar, bir Picasso portresi 3–5 milyon dolar, Paul Klee’nin bir işi 2–3 milyon dolar, nadir bir Rothko ise 10–15 milyon dolar aralığında değerlendiriliyor. Bir tasarım müzayedesinin bu rakamlara ulaşması söz konusu koleksiyon hakkında pek çok şey anlatıyor. De Gunzburg müzayedesi, dekoratif sanatların güzel sanatlarla eşit bir zeminde değerlendirilmeye başladığının işaretlerini verirken koleksiyondaki parçalar da bu yaklaşımın haklılığını gözler önüne seriyor. Açık artırmadan elde edilecek gelirin ne olacağı hakkındaki spekülasyonlar arasında eğitim, kültür ve bilim üzerine çalışan hayır kurumlarına bağışlanacağı ve Gunzburg çiftinin yedi çocuğuna pay edileceği yer alıyor.







